"Kimi(nin) hırs-ı intikamını, kimi(nin) hırs-ı câhını, kimi(nin) tamahını, kimi(nin) humkunu, kimi(nin) dinsizliğini, hatta en garibi, kimi(nin) de taassubunu işletip siyasetine vasıta ediyor." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Her bir zamanın insî bir şeytanı vardır. Şimdi beşerde insan suretinde şeytanın vekili olan ruh-u gaddar, fitnekârane siyasetiyle cihanın her tarafına kundak sokan el-hannas, altı hutuvatıyla âlem-i İslâmı ifsad için insanlarda ve insan cemaatlerindeki habis menbaları ve tabiatlarındaki muzır madenleri, fiilî propaganda ile işlettiriyor, zayıf damarları buluyor."

"Kimi(nin) hırs-ı intikamını, kimi(nin) hırs-ı câhını, kimi(nin) tamahını, kimi(nin) humkunu, kimi(nin) dinsizliğini, hatta en garibi, kimi(nin) de taassubunu işletip siyasetine vasıta ediyor."(1)

Burada İstanbul'u işgal edip, İslam alemine ayar çekmeye gayret eden İngilizlerin, Müslümanların hangi sıfatlarından istifade ettiğini anlatıyor. Evet, her insan bir değildir; herkesin zaafı ve beklentileri farklıdır. İşte;

"Kiminin hırs-ı intikamını,"

Osmanlı'da birbirlerine ciddi bir intikam hissi besleyen kişileri birbirinin aleyhinde çalıştırdılar. Çünkü, toplumsal birliği ve dirliği bozmanın en basit ve kolay yolu, intikam hırsını tetiklemektir. Kan davaları bunun en somut bir örneğidir. Bu mikro düzeyde olabileceği gibi makro, yani milletler düzeyinde de olabilir. İran ve Irak’ın sekiz yıl savaşması gibi.

Kiminin hırs-ı câhını,

İnsanın en zayıf damarı olan hubb-u cah dediğimz şan, şöhret hırsı da çok tehlikelidir. İngilizler bu noktada zayıf olan kişileri de istihdam etmeye çalıştı. Çünkü, şan ve şöhrete meftun olanları tahrik edip suistimal etmek çok kolaydır. Birçok zalim, şan olsun diye masum ve mazlum insanları katlediyor. Esad’ın koltuk sevdası yüzünden milyonlarca Suriyeli perişan bir halde mesela...

Kiminin tamahını,

Tamah, aç gözlülük ve kanaatsizlik anlamına gelmektedir. İngilizler ve şimdi ülkemizi parçalamaya çalışanlar, içimizdeki aç gözlülerin bu zayıf damarını kullanmaya çalışıyorlar. Çünkü, yer yüzünde ve -maalesef- İslam aleminde para kazanma hırsı adına silah, uyuşturucu, fuhuş ve benzeri şeyler ile milyonlarca insanın kanına giren çok alçaklar var. Birinci ve İkinci Dünya savaşları da bu tamahın bir neticesidir, denilebilir.

Kiminin humkunu,

Humk, kelime olarak ahmaklık, bön olmak, aklı kıt olmak anlamlarına geliyor ki, bu tarz insanları çekip çevirmek ve istediğin mecraya kanalize etmek çok kolay ve basittir. Eğitimsiz ve ahmak bir topluluğu kötü işlere sevk etmek çok kolaydır. İşte o zaman İngilizler şimdi de din düşmanlarının en çok kullandıkları kişiler, bu tür insanlardır.

Kiminin dinsizliğini,

Dinsiz insanları, dinsizliğini neşretme ve avam insanların inanç ve fikirlerini bulandırmada kullanıyorlar. O dönemde Abdullah Cevdet, bu zamanda Aziz Nesin, Turan Dursun örneğinde olduğu gibi...

Hatta en garibi, kiminin de taassubunu işletip siyasetine vasıta ediyor.

Sen Kadirisin o Nakşi, sen Hanefi o Şafi, sen Sünni o Alevi, Şia gibi propagandalar ile bağnaz ve mutaassıp insanların damarları ajite ediliyor. Günümüzde de bu tarz ajitasyonlar sıklıkla yapılmakta. Futbolda holiganizm nasıl bir hastalık ise, aynı duygu ve bakış açısı inanç guruplarında da geçerlidir.

Fanatiklik veya fanatizm, yüksek sempati ve sevginin bir marka, kurum ya da topluma mal olmuş birey üzerinde yoğunlaşmasına denir. Bu duyguyu yaşayan insanlara fanatik adlı verilmektedir. Aşırı fanatik insanlar, çevresindeki doğru değerleri görmemekte, bunun yerine sadece kendi bildiği şekilde hareket etmektedir.

Türkiye'de fanatiklik; daha çok yoğun olarak spor ve siyaset alanında gözlemlenmektedir. Ancak bu saldırganlığa dönüşen ve çevresindeki değerleri görmekten yoksun olmak durumuna ise, holiganizm denir. Fanatizm bir sevgi eylemi, holiganizm ise aşırı fanatizmin meydana getirdiği saldırganlık ve şiddet boyutudur.

(1) bk. Hutuvat-ı Sitte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

Nurun fedaisi
Cevabınız için Allah razı olsun..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...