Block title
Block content

KİNAYE

 
Kinaye, bir fikri, bir düşünceyi kapalı söylemektir. Mesela, cömert insan için “eli açık”, cimri için “eli sıkı”, israf eden bir insan için “eli delik”, kibirli insan için “burnu büyük”, kıt anlayışlı için “kalın kafalı” şeklindeki ifadeler hep birer kinayedir.

Kinayede, kelâmın ilk anlamı değil, ikinci anlamı kastedilir. Mesela, kibirli insan için kullanılan “burnu büyük” ifadesi, o kimsenin burnu gerçekte küçük olsa bile, doğru bir söz olur.

Bir hakikati doğrudan söylemenin uygun olmadığı durumlarda, kinayeli söylemek daha edebi olur. Mesela, “Abdest tazelemeye gidiyorum” sözü kinayedir ve nazikçe bir ifadedir.

Rivayetlere göre, Hz. Peygamber (asm), savaşa çıkarken nereye gideceğini söylemez, kinayeli ifadeler kullanırdı.

Kur’an-ı Kerîm’deki şu ayet, latif bir kinaye örneğidir:
“Ayetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmayı kibirlerine yediremeyenlere, gök kapıları açılmaz ve deve iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete giremezler” (A’raf 40).

Ayette geçen “deve iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete giremezler” ifadesi bir kinayedir. Türkçedeki “Balık kavağa çıkınca” ifadesi de bunun gibidir.

Bir de risalelerden şu ifadelere bakalım:
“Hem, Risale-i Nur’un has talebeleri, bâki elmaslar hükmünde olan hakaik-ı îmaniyenin vazifesi içinde iken zâlimlerin satranç oyunlarına bakmakla vazife-i kudsiyelerine fütur vermemek ve fikirlerini bulaştırmamak gerektir.”Üstte geçen “zalimlerin satranç oyunları” ifadesi kinayedir. 2. Dünya savaşı esnasında yazılan bu mektupta nazara verilen durum, kanaatimizce bazı büyük devletlerin kendi menfaatleri için dünyayı ateşe vermeleri olayıdır. Bunlar kendi piyonlarını kullanarak milyonların mahvına sebep olmuşlardır. Menfaat odaklı bütün siyasî, ideolojik ve ekonomik oyunlar da bu tabire dahildir.

Paylaş
Yükleniyor...