Block title
Block content

"Koca bir ağacın ölmesi, onun bir nevi ruhu olan çekirdeğini onun yerinde vazife görmek için bırakması, bir Alîm-i Hafîzin hikmetli kanunuyla olması..." Bu cümle ecelin muayyen olmasına nasıl bakıyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Yani, ehemmiyetli bir hikmet için, zâhir nazarda müphem ve gayr-ı muayyen tevehhüm edilen eceller ve rızıklar, ipham perdesi altında kaza ve kader-i ezelînin defterinde mukadderat-ı hayatiye sayfasında her zîhayatın eceli mukadder ve muayyendir, tekaddüm, teahhur etmez. Ve her zîruhun rızkı tayin ve tahsis edilip kaza ve kader levhasında yazıldığına hadsiz deliller var."

"Meselâ, koca bir ağacın ölmesi, onun bir nevi ruhu olan çekirdeğini onun yerinde vazife görmek için bırakması, bir Alîm-i Hafîzin hikmetli kanunuyla olması ve bir yavrunun rızkı olan süt memelerden gelmesi ve kan ve fışkı içinden çıkıp hiç bulaşmadan sâfi, temiz olarak ağzına akması, tesadüf ihtimalini kat'î bir surette red ve bir Rezzâk-ı Alîm-i Rahîmin şefkatli düsturuyla olduğunu gayet kat'î gösteriyor. Bu iki cüz'î misâle bütün zîhayat, zîruh kıyas edilsin."(1)

Burada, canlıların ölmesi ve beslenmesi çok dağınık ve büyük olduğu için, insanlar tarafında ölüm ve rızık gayrimuayyen, yani gelişigüzel ve sistem dışı gibi vehmedip algılanıyor. Halbuki her ölüm ve rızık belli bir düzen ve kanun dahilinde icat ediliyor asla ve kata gelişi güzel tesadüfe havale edilemez.

Koca bir ağacın ölmesi ve sonra neslini devam ettirebilmesi için, genetik yapısının yavrusu hükmünde olan bir çekirdekte kodlanması gayet derecede intizam ve kanunu akla gösterip ispat ediyor. Malum, "ecelin muayyen olma" ifadesi kanun ve kadere işaret ediyor. Yani her şeyin bir plan ve program dahilinde yaratıldığını gösteriyor. Ağacın ölmesi ve bir çekirdekte kodlanması İlahi kanun ve planın işlerliğini gösteriyor demektir.

(1) bk. Şualar, On Beşinci Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: El-Hüccetü'z-Zehra'nın İkinci Makamı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1168 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

zerre16
muayyen, belirli, açık, belirlenmiş anlamındadır. Her zihayatın hayatının mukadder ve muayyen olduğuna iki misal veriliyor. Birincisi: nebatın, bir nevi ruhu ve programı hükmünde olan çekirdeği. Çekirdeğin içindeki DNA molekülü ile, biz insanlar, o çekirdeğin mukadder hayatı ile ilgili bazı verileri, günümüzde daha o nebat hayata gelmeden bilebiliyoruz. Örn. ne zaman yaprak açar, yaprakları ne renk olur, çiçeği ne renk olacaktır, uzun mu kısa mı olacaktır vs. Yani çekirdeğin fiziki halini, ne zaman ne olacağını önceden bilebiliyoruz. Bizim ilm ve nazarımıza bu kadar ayan olmasına, bilinmesine bir hikmetle izin verilmiş. Yani bize o ağacın muayyen kaderinin bir cüzü görünüyor. O halde muayyen olduğuna göre, bir tayin edici irade-i İlahiyeyinin vücub-u vücuduna işaret ediyor. Ancak; biz bu kadarını bir çekirdekteki bir molekül ile bilebiliyorsak demek ki o çekirdeğin, bize görünmeyen eceli, gelecekte hangi hadiselerle karşılaşacağı, ahvali vs. her şeyi İrade-i İlahiye tarafından biliniyor. Bu kısmı bizim bilmemize müsaade edilmemiş. O halde, çekirdeğin bizim ilmimize görünen kısmı bir nevi kaderin muayyen olduğunu gösteriyor ve ispat ediyor. İkincisi: Bir yavruya süt ikram edilmesi. Daha doğar doğmaz, sanki dünyaya gelmesine hoşamedi yaparcasına, annesinin hücrelerinin birden harekete geçip, böyle bir durumda ne yapacağını gösteren -önceden takdir edilmiş, mukadder-bir programı okuyup, kan içinden dünyanın en kıymetli bir gıdasını, o yavrunun en masum hal ve en zaruri zamanında ona ikram etmesi; acaba önceden takdir edilmiş böyle muhim bir hadise, irade-i İlahiyeyi ve Ezeliyeyi göstermez mi? Bir misafir geleceğinde nasıl önceden bazı hazırlıklar irade ediyor, tasarlıyor plan yapıyoruz. gelecek kişilerin özellikleri, neleri severler neleri sevmezler; sonra misafir geldiğinde yapılan ikram, bunları önceden tayin ettiğimizi planladığımızı göstermez mi? Ancak şu farkla ki, yavrunun annesinin hücrelerinin iradesi yok. Önceden mukadder, takdir edilmiş bir programı okuyor ve ne olduğunu bilmeden çalışıyorlar. Yavruya, doğumunda süt ikramı bir takdirdir ve bu önceden takdir edilmiştir. Şu halde nasıl bu hadise muayyen ve mukadder ise, insan ve herşeyin kaderi, ilm-i ezelide muayyen ve mukadderdir. Ancak burada cüz-i iradenin hiç mi rolü yoktur. (Bkz. 26.söz).
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...