Block title
Block content

"Kudret-i ezeliye dehşetli bir faaliyetle âlem-i kesifi, âlem-i lâtife kalb; ve zerrat-ı kâinatı hayattan hissedar etmek için, ednâ bir sebeple, bir bahaneyle kemal-i ehemmiyetle hayatı verdiği gibi, aynı derece ehemmiyetle mebsûten mütenasip,.." izah?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Rızık, hayat kadar, kudret nazarında ehemmiyetlidir. Kudret çıkarıyor, kader giydiriyor, inayet besliyor. Kudret-i ezeliye dehşetli bir faaliyetle âlem-i kesifi, âlem-i lâtife kalb; ve zerrat-ı kâinatı hayattan hissedar etmek için, ednâ bir sebeple, bir bahaneyle kemal-i ehemmiyetle hayatı verdiği gibi, aynı derece ehemmiyetle mebsûten mütenasip, rızkı dahi ihzar ediyor."(1)

Hayat, Allah'ın ilim, irade, kudret gibi sıfatları ile şu kainattan toplanıp ve süzülüp gelen ve sonunda bir yerde cem olup derlenen muhassal bir sanatıdır. Çok ani ve defi gibi, adeta zamansız ve sebepsiz vücut bulan bir kudret mucizesidir. Sebepler burada çok şeffaf olduğundan, arkasında kudret eli açıkça görünür.

Aynen rızık dahi, hayat gibi kudretin yavaş yavaş ve göstere göstere düşünmeye açık bir mucizesidir. Rızkın tedrici, yani yavaş yavaş yaratılmasının sebebi, herkes dikkatle okuyup iyi anlasın diyedir. Sebeplere takılıp kalmamak için, rızık tedrici olarak münteşiren yani göstere göstere yaratılıyor ki, herkes iyi düşünsün ve ibret alsın.

Kainatın merkezinde hayat, hayatın merkezinde rızık, rızkın merkezinde de şükür var. Şayet rızık da zamansız ve sebepsiz gibi ani vücut bulsa idi, insanın en önemli vazifesi olan şükrü ifa etmesi zorlaşırdı; sebeplere takılması kolay olurdu ya da manasını iyi düşünemezdi.

Hayat ile rızkın yaratılmasına şöyle bir misal ile bakabiliriz:

Hüneri ve mahareti çok olan bir usta, bir bina yaparak bütün hüner ve maharetini seyrettirmek ve göstermek istiyor. Bu usta binayı iki şekilde yapıyor; birisi defi ve ani, sebepsiz, diğeri ise tedricidir ve münteşirendir. Yani yavaş yavaş ve tertip ve sıra ile yapmaktır. Zaten eserini, yani, binasını halkın huzurunda defi ve ani bir şekilde sebepsiz inşa ettiğinden herkes onu görebilir, sebeplerde boğulma olmaz.

Rızıkta da yavaş yavaş, tertip ile eze eze yaptığı ve sebepler aracılık ettiği için, yani temelden tavana doğru tedrici bir yol izlediği için, herkes onun sanatını ve hünerini takdir ile tahsin eder. Ve maksat hasıl olmuş olur. Hayat sebepler açısından şeffaf olmasından zaten kendini gösteriyor, ama rızıkta ise aynı durum olmadığından düşünme ve tefekkür gerekiyor onun içinde tedricilik, intişar ile göstermek lazım geliyor.

Kesif ve maddi alemi, nurani ve gaybi alemlere katıştırmak için, tabiri yerinde ise Allah, ustanın çimentoyu kuma karıştırmak için kardığı gibi maddi alemi büyük ve muazzam bir faaliyet ile karıyor karıştırıyor. Ta ki maddi ve kesif alem ebedi ve latif alemlere hissedar olsun.

Toprakta vazifeli bir zerrenin önce bitki, sonra hayvan, sonra insana intikal edip en nihayetinde insanın beynine kadar çıkması bir terakki, bir letafet kazanmaktır. Tabi Allah’ın karması ve karıştırması niteliğinde olan daimi faaliyet olmasa bu terakki olmazdı.

(1) bk. Sünuhat, Unsuriyetin Hikmeti

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sünuhat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1604 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...