"Kudretin bir cilvesi olan kuvvetini o mahiyet-i ilmiyeye sürer, o şeye vücud-u haricî verir, göze gösterir, nukuş-u hikmetini okutturur." Kudret direkt faaliyet göstermiyor mu ki, bir cilvesi olan kuvvet tabiri kullanılıyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Güneşin bir aynada ışığını ve ısısını göstermesi tecelli, aynadaki görüntü ise onun ısısından ve ışığından bir cilvedir. Fakat güneş o işi ayna vasıtasıyla yaptığı için, gafletle aynadan oluyor zannedilir. Aynı şekilde güneşin boşlukta durması ve yörüngesinden zerre miktar ayrılmaması, İlâhî kudretin bir cilvesi ile olmaktadır. Keza, güneşi boşlukta tutup çeviren güç ve kuvvet de İlâhî kudretin bir cilvesi olan ve kuvvet olarak tezahür eden kanunlardır.

Kudret sıfatının büyüğe çok, küçüğe az şeklinde bir tecellisi söz konusu değildir. İşte tabiatçıları yanıltan nokta, kudret ile kudretten bir cilve olan kuvvet arasındaki farkı ayırt edememeleridir. Yani Allah’ın kudreti, o kudretin bir cilvesi olan kuvvetin yanında hazır ve nazır olduğu için, tabiatçılar o kuvveti İlah vehmediyorlar.

“Her bir zihayat, çok isim ve sıfatların tecellisine mazhardır. Meselâ, bir zihayat vücuda geldiğinde Bârî isminin cilvesine, teşekkülünde Musavvir sıfatının cilvesine, gıdalandığı zaman Rezzak isminin cilvesine, hastalıktan şifa bulduğunda, Şâfî isminin tecellisine ve hâkezâ, tesirde mütesanit, âsârda mütehalif, çok sıfat ve isimlere mazhardır. Bu sıfatların ve isimlerin hedefleri bir olduğundan, elbette müsemmaları da bir olur.” Mesnevî-i Nuriye

O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece 'Ol...' der, o da hemen oluverir.'' (Bakara, 2/117)

Cilve ve kuvvet tabiri, Allah’ın sonsuz kudreti açısından değil, tecelli ettiği eşya ve saha açısından değerlendirilmelidir. Zira sonsuz kudrette makam, mertebe, sınır, kısım vesaire gibi şeyler düşünülemez. Sonsuz kudret açısından bir sineği yaratmak ile bütün varlıkları yaratmak aynı derecede, aynı kolaylıkta ve aynı seviyededirler. Yani Allah’ın sonsuz kudreti karşısında büyük-küçük, hafif-ağır, az-çok müsavidir. Çoğa çok kudret, aza az kudret sarf ediyor değildir.

Kudret kâinatta kuvvet adı altında tecelli ediyor. Mesela, suyun kaldırma kuvvetinin arkasında İlâhî kudret vardır, bir an o kudret elini çekse suyun kaldırma özelliği yok olur. Bu diğer fizik kaideleri açısından da geçerlidir. Her şeyin kayyumu İlâhî irade ve kudrettir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...