Block title
Block content

"Kulağı veren zât, elbette o kulağın işittiklerini işitir, sonra yapar, verir." Burada geçen akıl yürütmeye göre koku, tat ve dokunma için de aynısını diyebilir miyiz? Allah'ın böyle sıfatları var mıdır? Hem mahlukatın ne dediklerini bilmek kafi değil midir, neden işitmek lazımdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah hakkında dokunma, tatma ve koklama hissi tasavvur etmek caiz değildir. Lakin Allah’ın ilim sıfatı öyle derin öyle rasih öyle sonsuz ki, bizim dokunma, tatma ve koklama ile elde ettiğimiz his ve bilgiden daha üstün daha yüce daha derindir. Yani "basar" sıfatı ile göz arasındaki münasebet dokunma, tatma ve koklamada da ilim sıfatı iledir.

Tatma ve dokunmayı bilmek ve anlamak için dil ve deri gerekmiyor, tabiri caiz ise Allah’ın ilim sıfatı bizim dil ve derimizden daha iyi bir şekilde tadı ve dokunmayı anlar ve bilir.

İşitme konusunu tat alma ve dokunma ile kıyaslayamayız. Çünkü "sem" sıfatı, yedi sıfattan bir sıfat olduğu için, bu sıfat ilimden bağımsız ve farklı bir sıfattır ve işitmesi de bu sıfatla olur. Yani ilim sıfatının bilmesi farklı bir tecelli iken, "sem" sıfatının işitmesi farklı bir tecellidir.

Tat alma, dokunma ve koklamaya mukabil subuti bir sıfat olmadığı için, bu tecellileri ilim sıfatı ile ilişkilendirebiliriz. Ama işitme tecellisine mukabil "sem" isminde bir subuti sıfat var, bu tecelliyi ilme irca etmek doğru olmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Makam, Birinci Meyve | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 571 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...