Block title
Block content

"Küll ile cüzde, nev ile fertte yapılan tasarrufat, birbirinin içinde mütedahil ve yekdiğerine mütesanid olduğundan o tasarrufları ayrı-ayrı faillere vermek mümkün değildir." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainat ve içindeki unsurlar yardımlaşma, dayanışma, kucaklaşma ve cevaplaşma kanunları ile adeta bir bütün ve küll hükmüne gelmişlerdir. Parçalanmayı ve bölünmeyi kabul etmeyecek kadar sıkı bir münasebet ve birleşme içindedirler. Bütün kainattaki unsurlar bir vücudun azaları gibi biribirleri ile bağlıdırlar. Bu unsurlardan birisi kime ait ise bütün de ona aittir. Güneş kiminse, güneşin hayat verdiği çiçek de onundur. İkisini farklı ilahlara veya sebeplere vermek aklen mümkün değildir.

Havanın toprağa yağmur, toprağın havaya buhar vermesi bir çeşit yardımlaşmadır. Güneşin toprakta yağmuru buharlaştırması da güneşin bu yardımlaşmadaki katkısı ve yardımıdır. Kainatın her bir cüzünde bu şiddetli münasebet vardır.

Kainatın bir ucundaki bir yıldız ile diğer ucundaki yıldız arasında bizim idrakinden aciz kaldığımız gizli ve ince dayanışma ilişkileri mevcuttur. Dayanışma, yardımlaşmaya nispetle biraz daha geniş bir halkadır. Hava ile toprak arasındaki münasebet biraz dar bir halka iken, kainatın iki zıt uçları daha geniş bir halkadır. Dayanışma bu genişliğe işaret ediyor.

Kainat ve içindeki unsurları arasında öyle sıkı bir ilişki ve münasebet vardır ki, adete bir birlerine kenetlenmiş ve kucaklaşmış gibidirler. Kainatı adeta parçalanması ve bölünmesi imkansız bir bütün haline sokuyor. Kainat ile bir parçası arasında bütünlük ilişkisi kuruyor. Aralarındaki baziyet, yani farklı oluş kavramını adeta yok ediyor, her şeyi sanki bir şeymiş şekline büründürüyor.

Güneş ile toprak konuşacak derecede biribirleri ile şiddetli münasebet içindelerdir. Kalp ile beyin arasındaki sinirler ve damarlar adeta cisimleşmiş bir hitaplaşma ve cevaplaşıp konuşmayı andırıyorlar. Daha buna benzer sayısız misaller vardır. Bugün fen ilimleri bu manayı daha da netleştirip somutlaştırmıştır.

Küll, bütün; cüz ise bütünün ayrılmaz bir parçasıdır. Nev, tür demektir. Fert ise o türün bir bireyidir. İnsanlık bir nevdir. Mehmet de bu nevin bir ferdidir. İnsanlığı kim yaratmış ise Mehmed'i de o yaratmıştır. Zira Mehmet’in yaşaması için gerekli bütün şart ve sebepler Mehmet’in mensubu olduğu insanlık için de gereklidir. Demek bütün insanları kim yaratmış ise Mehmet’i de yaratan odur. İkisini farklı faillere ve -haşa- ilahlara vermek kabil değildir.  

Özet olarak, kainat ve içindekileri bu kanunlar sayesinde öyle bir ittihat peyda ediyor ki, adeta farklılıkların kalktığı bir bütün ve özdeşleşme hasıl oluyor. Güneş sanki toprak, toprak da sanki bir güneş hükmüne geçip, aralarındaki baziyeti, farklılaşmayı kaldırıp sanatkarlarının bir olduğuna kati şahitlik ediyorlar.  

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Zerre | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2061 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...