Block title
Block content

"Kulum Beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim." hadis-i şerifi, Külliyat'ta konulabilecek onlarca yere karşın, neden Sekizinci Söz'de geçiyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eski zamanda, iki kardeş uzun bir seyahate beraber gidiyorlar. Git gide ta yol ikileşti. O iki yol başında ciddî bir adamı gördüler. Ondan sordular: "Hangi yol iyidir?" O dahi onlara dedi ki: "Sağ yolda kanun ve nizama tebaiyet mecburiyeti vardır. Fakat o külfet içinde bir emniyet ve saadet vardır. Sol yolda ise serbestiyet ve hürriyet vardır. Fakat o serbestiyet içinde bir tehlike ve şekavet vardır. Şimdi intihaptaki ihtiyar sizdedir."

"Bunu dinledikten sonra, güzel huylu kardeş sağ yola "Tevekkeltü alâllah" deyip gitti ve nizam ve intizama tebaiyeti kabul etti. Ahlâksız ve serseri olan diğer kardeş, sırf serbestlik için sol yolu tercih etti. Zahiren hafif, mânen ağır vaziyette giden bu adamı hayalen takip ediyoruz:.."(1)

Her iki kardeşin başından geçen olaylar aynı; ama algılama ve tesirleri taban tabana zıttır. İyi huylu kardeş, "Kulum Beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim."sırrınca, başına gelen bütün olayları güzel yorumlayıp güzel algıladı ve Allah da ona bu güzel anlayışına uygun bir muamele sergiledi. Yani bütün o olayların gerçek yüzünü ve sırrını çözen ana iksir ve formül; algılama ve bakış açısıdır. İyi huylu kardeş iman ve hidayetin nazarı ile olayları hep güzel algılayınca, Allah ona mükafat olarak güzel muamelede bulundu.

Kötü huylu kardeş ise, bütün o olayları çirkin ve tesadüf eseri olarak gördü ve öylece algıladı. Yine "Kulum Beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim."sırınca, Allah bu suizan sahibi adama, zannınca muamele etti ve onu kötü düşüncelerinin ve algısının girdabına ve karmaşasına bırakıverdi.

Bu sözün en can alıcı noktası; aynı olayları iki farklı bakış açısı ile yorumlamaktır ki, bu hadis adeta bu sözün ruhu ve hayatı gibidir.

"İşte bu bedbaht adam, sûizan ve akılsızlığıyla, gördüğünü adi ve ayn-ı hakikat telâkki etti ve öyle de muamele gördü ve görüyor ve görecek. Ne ölüyor ki kurtulsun, ne de yaşıyor; böylece azap çekiyor. Biz de şu meş'umu bu azapta bırakıp döneceğiz. Ta öteki kardeşin halini anlayacağız."(2)

Mesela; mümin, ölümü ebedi bir saadetin başlangıcı olarak görürken, kafir ölümü ebedi bir yokluk ve hiçlik olarak görüyor. Allah mümine bu güzel zannından dolayı ebedi bir saadet verirken, kafire de bu kötü zannından dolayı ebedi bir ayrılmak ve yok olmak telaşını ve endişesini veriyor. "Kulum Beni nasıl tanırsa, onunla öyle muamele ederim."sırrı, burada tam manasını ve hükmünü icra etmiş oluyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Sekizinci Söz

(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sekizinci Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 7251 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

cemnureyn
çok güzel maşallah elinize sağlık...
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
alsancak33
müminler olarak ölümü saadeti ebediyenin kapısı olarak görüyoruz ve böylece inanıyoruz. o zaman bu kudsi hadis ışığında necata ulaşacağımıza inanabilir miyiz?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Allah'ın rahmetinden necat ummak, umarken de emir ve yasaklara elimizden geldiği kadar dikkat etmek Mümince bir bakış ve tavırdır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...