Block title
Block content

"Kur’ân, binüçyüz sene evvel, istikbâlin zulümatında müstetir..." Kur’ân’ın istikbalin zulümatında kalmış harikaları daha güzel görüp gösterdiği ifade ediliyor. Hâlbuki bunların işaret ve remizlerle haber verildikleri daha önce beyan edilmişti, izahı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Görmek ve bilmek başka, bildirmek ve anlatmak daha başkadır. İnsanların bu dünyaya gönderiliş gayesi medeniyet harikalarını bulmak yahut öğrenmek değil, kâinatı yaratan ve ondan insan meyvesi süzen Rabbü’l-Âlemîne iman etmek ve O’nun rızası istikametinde bir ömür geçirmektir.

Kur’ân-ı Kerîm, insanların iman etmelerine yardım edecek hadisatı defalarca nazara verdiği hâlde, zamanın şartları gereğince onların akıllarına sığışmayacak ve onları şüpheye düşürecek meseleleri sarih olarak zikretmemiş, sadece imâ ile işaret ile remz ile iktifa etmiştir. Hikmete ve rahmete en uygun ve en güzel yol bu olduğundan, Kur’ân-ı Kerîm bu yolu takip etmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...