Block title
Block content

"Kur'an, Hz. Yakub'un hissiyatını ne derece Züleyha'nın hissiyatından yüksek göstermişse, şefkat dahi o derece aşktan yüksek görünüyor." Bu ifadeye göre, "Rahman ve Rahim ismi Vedud isminden çok yüksektir.", diyebilir miyiz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vedud ismine götüren aşk iki türlüdür. Birisi, Allah namına olan  ve ona götüren aşktır ki, buna aşk-ı hakiki denir. Bu aşkta zarar ve risk yoktur.

Diğeri ise, önce mahlukatı mahlukat hesabına sever ve onda fena ve zeval tokadını yedikten sonra hakiki aşka yönelir. Buna aşkı mecazi denir ki, bu aşkın zarar ve riskleri çoktur. Zira mahbublarda boğulma ve çıkamama durumu olabilir.

Şefkat ile kıyaslanan aşk türü mecazi aşk türüdür, yoksa hakiki aşk değildir. Mecazi aşk Vedud isminin tecellisinden ziyade, insanın kendi suistimalinden, yani  aşk duygusunu yanlış yerlerde kullanmasından ibarettir.

Ama aşk-ı hakiki olan muhabbetullaha ise Vedud isminin tam bir tecellisi ve cilvesi nazarı ile bakabiliriz. Rahim ismi nasıl tecelli ediyor ve etmek istiyor ise, aynı şekilde Vedud ismi de aynen aşk-ı hakiki tarzında tecelli eder ve etmek ister.

Tasavvuf geleneğinde Vedud isminde  mecazi aşk  galip olduğu için, yani önce mahlukatı sever sonra Allah’a yönelir, ondan sonra hakiki aşkı bulur. Bu yol, yani aşağıdan yukarıya seyru süluk tarzı çok zor ve tehlikeli olmasından, hiçbir zaman şefkat yolu ile Rahim ismine gitmeye yetişemiyor.

Onun için şefkat aşktan daha keskin ve tehlikesiz oluyor. İnsan yukarıdan aşağıya doğru sevebilir. Yani önce Allah’ı sever sonra onun namına mahlukatını sever, bunda ne tehlike ne de zarar yoktur. Risale-i Nurlarda da bu yol esas alınmıştır. Bu tarz sevmeye, yani Allah namına sevmeye Vedud isminin tecellisi olarak bakabiliriz.

Ama bunun yanında Rahman ve Rahim isimleri Vedud isminden hem  daha geniş hem de  daha muhittir diyebiliriz. Zira bütün fiili isimler Rahman isminden nebean ediyor. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

BatıpGidenleriSevmem
Bu cumleyi daha acik ifade eder misiniz :"Butun fiili isimler Rahman isminden tecelli ediyor"
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Üçüncüsü, "Cenâb-ı Hakkın ismi, Zât-ı Akdesine ayn olduğu cihetle, Lâfza-i Celâl, sıfât-ı ayniyeye işarettir. اَلرَّحِيمِ de, fiilî olan sıfât-ı gayriyeye îmadır. اَلرَّحْمٰنِ dahi, ne ayn ne gayr olan sıfât-ı seb’aya remizdir. Zira Rahmân, “Rezzak” mânasınadır. Rızık, bekaya sebeptir. Beka, tekerrür-ü vücuttan ibarettir... "(1)

Bu paragrafta da ifade edildiği gibi, kainatta icracı olan yedi sıfat Rahman isminden nebean ediyorlar. Yani hay, kelam, kudret, ilim, irade, sem ve basar, Rahman isminin kaynağından tecelli ediyorlar ve kainatta her şeyi ihata etmişler.
Üstad  Hazretlerinin şu ibareleri açık bir şekilde esma-i hüsnanın, dolayısı ile ona müstenit olan fiil ve icraatların nihayetsiz olduğunu ve bunların menşelerinin ne olduğuna işaret ediyor.

"Sual: Bu fiili isimlerinin kesretle tenevvüü neden meydana geliyor?"

"Cevap: Kudret-i ezeliyenin, kainattaki mevcudatın nevilerine, fertlerine olan nispet ve taallukundan husule gelir."(2)

Bu isimler, kâinat ve mahlûkatın yaratılması ile meydana çıktıkları için, Ehl-i sünnete göre hâdistirler. Ama bu isimlerin arka cephesinde asıl iş görüp icra eden kudret sıfatı, ezelî ve ebedîdir. Kudret sıfatı da Rahman isminden nebaen ettiğine göre bütün fiili isimlerin Kudret sıfatı vesilesi ile Rahman isminden çıkması iktiza eder.  

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Fatiha Suresi Tefsiri.

(2) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Fatiha Suresi Tefsiri.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...