Block title
Block content

"Kur'ân-ı Azîmüşşan bütün zamanlarda gelip geçen nev-i beşerin tabakalarına, milletlerine ve ferdlerine hitaben Arş-ı A'lâdan irad edilen İlahî ve şümullü bir nutuk ve umumî, Rabbanî bir hitabe olduğu gibi;.." Kur'an-ı Kerim hakkında "nutuk, hitabe, hutbe" tabirlerini kullanmak doğru olur mu? Bir de bu yazıdan, Kur'an-ı Kerim geçmiş ümmetlere de hitap ediyor anlamı çıkıyor, doğru mu ve bunun manası nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hitabe" cemaate, topluluğa veya birisine karşı söz söylemek, güzel ve faydalı söz konuşmakla halka dinletmek; güzel söz söyleme sanatı, hutbe okuma, nutuk irâd etmek gibi anlamlara geliyor.

"Hutbe" İlahi emir ve nehiyleri cemaate beyan ve ihtar etmek anlamına geliyor. Dolayısı ile Kur’an, insan ve cin cemaatine hitap eden bir hutbe bir sesleniş bir nutuktur.

Bu cihetle nutuk, hitabe, hutbe gibi kavramlar Kur’an’ın birer vasıflarıdır ve Kur’an için kullanmakta bir sakınca bulunmuyor. Allah insanlara Kur’an ile hitap edip nutuk veriyor, emir ve yasaklarını bu yolla bildiriyor.

Semavi kitaplar ve sahifeler, aynı kaynaktan gelen, ama farklı dönemlere hitap eden bir bütün gibidir. Dolayısı ile İncil, Tevrat ve Zebur ya da suhuflar, aslı itibarı ile Kur’an’ın geçmişteki uzantıları ya da görüntüleri gibidir, denilebilir. Zaten bütün semavi kitapların ana konuları, temel mesajları aynıdır ve değişmez. Değişen hususlar, insanların sosyal ve siyasi bazı ihtiyaçlarından ibarettir, bu da bütünlüğe zarar vermez. Bazen Kur’an içinde bile nesih mensuh olabiliyor...  

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İfadetü'l-Meram | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 874 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...