Block title
Block content

"Kur'ân-ı Azîmüşşan, bütün zamanlarda gelip geçen nev-i beşerin tabakalarına, milletlerine ve fertlerine hitaben Arş-ı Âlâdan irad edilen İlâhî ve şümullü bir nutuk ve umumî, Rabbanî bir hitabe olduğu gibi;.." devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Kur'ân-ı Azîmüşşan, bütün zamanlarda gelip geçen nev-i beşerin tabakalarına, milletlerine ve fertlerine hitaben Arş-ı Âlâdan irad edilen İlâhî ve şümullü bir nutuk ve umumî, Rabbanî bir hitabe olduğu gibi; bilinmesi, bir ferdin veya küçük bir cemaatin iktidarından hariç olan ve bilhassa bu zamanda, dünya maddiyatına ait pek çok fenleri ve ilimleri camidir. Bu itibarla, zamanca, mekânca, ihtisasca dâire-i ihatası pek dar olan bir ferdin fehminden ve karihasından çıkan bir tefsir, bihakkın Kur'ân-ı Azîmüşşana tefsir olamaz."(1)

Kur’an indirilirken, sadece indiği zaman ve mekana mahkum olarak değil, bütün zaman ve mekanlara göre indiriliyor ve hükmünü de ona göre beyan ediyor. Kur’an Allah’ın sonsuz ilim sıfatından gelen bir kelam olduğu için, hüküm beyan ederken, her dönemi görerek ve bilerek beyan ediyor. Bu yüzden Kur’an  her dönemde, her tabaka insanlara hakiki bir mürşit, istikametli bir rehberdir.

Bin dört yüz yıl önceki insana hitap ederken, açık ve zahir bir üslup kullanır. Bin dört yüz yıl sonraki insana ise hafi ve işari göndermelerde bulunuyor. Bir cemaatin ya da bireyin bilmesinin mümkün olmayacağı gaybi haberler vererek mucize olduğunu ilan ediyor.

Mesela Kur'an’ın geçmiş ve gelecekten verdiği gaybi haberler manevi ve Kur'anî bir mucizedir. Ayetlerden bazı örnekler verelim:

"İnşaallah, hepiniz emniyet içinde ve saçlarınızı tıraş etmiş veya kısaltmış olarak Mescid-i Harama gireceksiniz. ... Bütün dinlere üstün kılmak üzere Resulünü hak din ile gönderen Odur." (Fetih, 48/27, 28)

Mekke’nin fethine işaret eden gaybi bir mucizedir.

"Bu mağlûbiyetlerinden sonra, birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Hüküm Allah'ındır." (Rum, 30/3,4)

İran-Rum savaşına işaret ediyor. İran’ın galibiyeti üzerine müşrikler sevinerek, Müslümanlara, "bizim gibi müşrik olan İranlılar sizin gibi Kitaba iman eden Rumlara galip geldi", diye alay ediyorlar. Bu olaydan sonra bu ayet nazil oluyor. Rumların galip gelmeye mecali ve imkanı olmadığı halde, Kur'an kısa bir süre içinde galip geleceğini ilan ediyor. İlan ettiği gibi de Rumlar birkaç sene sonra İranlıları mağlup ediyorlar.

"De ki: And olsun, eğer bu Kur'ân'ın benzerini getirmek için insanlar ve cinler bir araya toplanıp da hepsi birbirine yardımcı olsalar, yine de onun benzerini getiremezler." (İsrâ, 17/88)

Bu ayetin nazil oluşundan bu yana bin dört yüz yıl geçmesine rağmen, Kur'an’ın bir benzerini yapamamaları, Kur'an’ın bu ayetinin mucize olduğunu gösterir. Buna benzer yüzlerce mucize vardır. İşte bu gibi gaybi haberleri insanlığın topluca ya da bireysel olarak bilmesi mümkün ve kabil olmadığı için, Kur’an’ın mucize olduğu anlaşılır.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, İfadetü'l-Meram.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...