Kur’ân-ı Kerîm'de bazı âyet-i kerîmelerde arz ile semâ beraber zikredilerek denk tutulmuştur. O halde; melaike ve ruhaniyatın semâvâtı mesken etmesi ve onların meskenlerinin köşklere ve saraylara benzetilerek daha süslü olarak nazara verilmesi nasıl olur?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’ân-ı Kerîm'de bazı âyetlerde arz ile semâ beraber zikredilerek denk tutulmuştur. Muazzez Üstadımız; arz ile semayı “akar bir çeşme ile varidatı olmayan bir göle veya denize” benzetmektedir. Bu cihetten bakılırsa arz, küçüklüğü ve hakareti ile beraber kâinata denktir.

Meleklerin meskeni sadece sema değildir. Yeryüzü de meleklerle doludur. Zaten, o nuranî varlıkların oturacak mekânlara, saraylara ihtiyaçları da yoktur. Semayı nice isimlerine ayna, nice sanatlarına mazhar olarak yaratan Cenâb-ı Hak, o muhteşem ve güzel mülkünü boş bırakmayarak onları meleklerle şenlendirmiş, o mahlûkatını onlara seyrettirmiştir.

Asıl köşkler, altından nehirler akan cennet köşkleridir. Ve bunlar müminler için hazırlanmıştır. Yıldızların birer köşk olarak tasvir edilmesinde, müminleri cennet köşklerine teşvik etme, melekler gibi ibadet ve itaat üzere bir ömür geçirerek dünyanın fâni ve basit evlerine değil, ebedî ve mükemmel saraylara rağbet ettirme manası saklıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...