Block title
Block content

"Kur'an-ı Mu'ciz-ül Beyan'ın feyziyle Yeni Said hakaik-i imaniyeye dair o derece mantıkî ve hakikatlı bürhanlar zikrediyor ki; değil Müslüman üleması, belki en muannid Avrupa ..." Buradaki "Müslüman alimlerin teslime mecbur edilmesi" kısmını açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Risale-i Nur'un imana ve tevhide dair getirmiş olduğu deliller, klasik ve bilinen deliller olmayıp, daha orijinal daha yeni daha etkili delillerdir.

Dolayısı ile burada söz konusu olan şey İslam alimlerini imana getirmek değil (ki onlar zaten ehli imandır) bu delillerin güç ve etkisini takdir ve kabul ettirmektir. Kaldı ki Risale-i Nur'un imana dair getirmiş olduğu orijinal deliller; değil İslam alimlerini, en inatçı felsefecileri bile teslime mecbur edecek bir güçte ve kıymettedir.

Mesela, kelam ağırlıklı tefsirlerde tevhide getirilen deliller mesela, devir ve teselsül delilleri değil ikna olmak medar-ı tenkit bile olabiliyor. Bu tefsire getirilen tenkit iman hususunda değil, delillerin yetersizliği ve eksikliği hususundadır.

Özetle, "Müslüman alimleri teslime mecbur olduğu husus" iman değil delillerin etki ve gücüdür.  

"Hem o eski dost zâta, hem ehl-i dikkate ve sizlere beyan ediyorum ki: Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyânın feyziyle, Yeni Said, hakaik-i imaniyeye dair o derece mantıkî ve hakikatli burhanlar zikrediyor ki, değil Müslüman uleması, belki en muannid Avrupa feylesoflarını da teslime mecbur ediyor ve etmektedir."(1)

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, Kastamonu Hayatı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: 111 | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 538 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...