Block title
Block content

"Kur’ân, mahiyeti hem bir kitab-ı zikir ve iman ve fikir, hem bir kitab-ı şeriat ve hikmet ve irşad gibi, çok kitapları ve ayrı ayrı dersleri tazammun ederek rububiyet-i İlâhiyenin her şeye ihatasını ve ..." ifadesini devamıyla açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an hem bir zikir kitabı, hem bir iman kitabı, hem bir fikir ve tefekkür kitabı, hem bir hukuk ve şeriat kitabı, hem bir hikmet ve irşat kitabı olduğu için, her bir cümle ya da kelimesinde bu ilimlere işaret eden vecihler ve delaletler vaz' edilip konulmuştur. Halbuki bunca birbirinden farklı ve birbirine zıt ilimlere işaret eden bir cümlenin gayet karmaşık ve akıcılıktan uzak olması gerekir. Bu şartlar içinde cümle, belagat ve akıcılığını muhafaza edebiliyor ise, bu cümle mucize demektir.

Kur’an bir kitap olmasına karşın, içinde binlerce kitapları barından külli bir kitaptır. Yani Kur’an cisim ve şahıs noktasından tek bir kitaptır; lakin mana ve hikmet zenginliği noktasından binlerce kitap değerindedir.

Öyle ki, bazen bir harfinde üç sayfalık mana vardır. Üstad Hazretlerinin “nabüdü” kelimesindeki "bizi" ifade eden “nun” harfinden üç sayfa mana çıkarması buna güzel bir misaldir.

Bazen olur ki, Kur’an’ın bir ayetinden ciltlerle kitap yazılır. Tarihte bunun örnekleri çoktur. Kur’an-ı Kerim  altı yüz sayfa olmasına rağmen, üzerine üç yüz bini aşkın tefsirlerin yazılması, onun ne denli geniş ve külli bir kitap olduğuna kati bir delildir.

Bütün bu yoğun özellikleri içinde Kur’an, tevhit ve marifetin bütün aksam ve derinliklerini de insanlığa ders vermiş ve bunun neticesinde milyonlarca arif ve evliyanın yetişmesinde baş ve ana kaynak olmuştur. Aynı anda çok maksatları aynı kalite ve mükemmellikte ders vermek ancak mucize ile izah edilebilir. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...