Block title
Block content

Kur’an ve İslâm şeriatının bütünlük ve uyumu hakkında açıklama yapabilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur'an'ın Bütünlüğü

 

Kur'an'ın tamamı birbiriyle bütünlük arzeder. İnsanın her bir azası, olması gereken yerde bulunduğu gibi, Kur'an'ın bütün sûreleri de bulunmaları gereken yerlerdedir. Meselâ, insan için baş ne ise, Kur'an için de Fatiha odur. Fatiha sûresi, Kur'an'ın bir fihristi durumundadır. Bütün Kur'an, Fatiha'nın açılımıdır.

 

Nahl suresi, "şüphesiz Allah, takva sahipleriyle ve iyilik yapanlarla beraberdir" âyetiyle biter, Bu sûreden sonra gelen İsra sûresi, en ziyade takva sahibi olan ve en fazla iyilik yapan Hz. Peygamberin miracıyla başlar.

 

İsra sûresi, "Elhamdülillâh" demeyi emreden bir âyetle noktalanır. Peşinde gelen Kehf sûresi "Elhamdülillâh" ile giriş yapar.

 

Hac sûresi, "... Rabbinize ibadet edin ve hayır işleyin, ta ki felâha eresiniz" âyetiyle son bulur. Sonra gelen Mü'minun sûresi, "Müminler felâh buldu.." diyerek müjde verir.

 

Vâkıa sûresi, "Azamet sahibi Rabbini tesbih et." emriyle sona erer. Hemen peşindeki Hadid sûresi, "Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ı tesbih eder." ifadesiyle başlar...

 

Kur'an'da ilk emir,

"Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin!"(1) 

âyetidir. Bundan sonra gelen bütün emirler ve yasaklar bu ilk emrin açılımı şeklindedir. Zira ibadet, Allah'a itaattir; Allah'ın emirlerini yapmaktan, yasaklarından kaçmaktan ibarettir.

 

Kur'an'da “ey insanlar!” diyerek bütün insanlara hitap ile başlayan iki sûre vardır: Nisâ ve Hacc sûreleri. Bunlardan birincisi, Kur'an'ın ilk yarısının, diğeri de ikinci yarısının dördüncü sûresidir.

 

İslâm Şeriatının Bütünlük ve Uyumu

 

Kur'an kendi içinde bir bütünlük gösterdiği gibi, Kur'an ve hadis-i şeriflere, bir de bunların yorumuna dayanan İslam şeriati de bir bütünlük arzeder. Bunu, bir ağacın dal ve budakları, meyve ve yaprakları arasındaki tam bir bütünlük ve uyum olması veya merkezi nakşı olan bir halıda bütün desen ve nakışları bu merkezle bağlantılı olması misalleriyle zihnimizde canlandırabiliriz.

 

Mesela, din temizliği bir esas olarak ortaya koyar. Böyle bir hüküm,

- Hem Allah'ın isimlerinden Kuddüs ismiyle,(2)

- Hem Kur'an'ın temizliği teşvik eden âyetleriyle(3)

- Hem insanın temizliğe meyyal tabiatıyla,

- Hem Hz. Peygamberin hadisleriyle(4)

- Hem manen ve maddeten tertemiz yaşayan Hz. Peygamberin uygulamalarıyla irtibat halindedir.

Bunların her biri, diğerini tekmil ve teyit eder.

Öte yandan, “temizlik” başlığı altında bir araştırma yaptığımızda konunun pek çok dalları ve budakları, meyveleri ve yaprakları karşımıza çıkacaktır. Belli bir konuya yönelik çalışmaların “içindekiler” bölümüne baktığımızda bunu rahatlıkla görebiliriz. Böyle olunca, elbise ve eşyalarımızın temizliğinden tutun, aklımızın güzel fikirlerle, hayalimizin güzel ideallerle, kalbimizin güzel niyetler ve duygularla dopdolu olmasına kadar temizlik konusunun şümulü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

 

Keza, din tekebbürü (büyüklenmeyi) yasaklar. Böyle bir hüküm,

- Hem Allah'ın büyüklüğüyle(5)

- Hem Kur'anın tevazuu emreden âyetleriyle(6)

- Hem kadere imanla(7)

- Hem Hz. Peygamberin fiili tatbikatıyla(8)

irtibat ve uyum halindedir.

Öte yandan, tekebbür ile ön plana çıkan Nemrut ve Firavun gibilerin hayat felsefeleri ve icraatları, halka zulümleri, sonunda dünyada dahi tekebbürlerinin cezasını çekmeleri; insanı tekebbüre sevkeden sebepler; tekebbürden kurtulma yolları… gibi başlıklar âyet ve hadisler ışığında ve ulemanın değerlendirmeleri çerçevesinde uzun uzun ele alınabilecek durumdadır ve zaten ele de alınmış, şeriatın hemen her meselesi için müstakil eserler yazılmıştır.

 

Dipnotlar:

 

(1) Bakara, 2/21.

(2) Kuddüs, Allah'ın isimlerinden olup, Onun zâtında, sıfatında, fiillerinde, isimlerinde, hükümlerinde her türlü lekeden, eksiklikten uzak olmasını ifade ve yarattıklarının da temiz olmasını iktiza eder.

(3) Mesela, bk. Hacc, 22/26; Müddessir, 74/4; Tevbe, 9/108; Bakara, 2/222.

(4) Mesela, “Temizlik imandandır.” “Temizlik imanın yarısıdır.” bk. Aclûni, I, 33; Müslim, Taharet 1.

(5) Çünkü gerçek büyük Odur. İnsan ise nelerle büyüklenmek isterse, bunların tamamı Allah'tandır.

(6) Mesela: “Yeryüzünde çalımla yürüme! Çünkü sen asla yeri yaramazsın ve boyca da dağlara varamazsın.” (İsra, 17/37).

(7) Çünkü “Bütün iyilikler Allah'tan, kötülükler ise nefistendir.” bk. Nisa, 4/79.

(8) O, en büyük insan ve en büyük peygamberdi, ama tevazuun da zirvesindeydi. “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki...” ifadesini çok sık kullanır, yaptıklarını Allahın tevfikiyle yaptığını nazara verirdi. Mesela bk. Buhari, Ezan, 29.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Şule, Birinci Ziya | Yazar: Şadi EREN ( Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 730 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...