"Kur’ân’ın i’cazı, onların aczindendir. Aczleri ise, eserden olmayıp fiilden olduğuna işârettir. Yâni aczlerinin menşei; Kur’ân’ın misli değildir, o misli yapmaktandır." Bu ifade sarfe yaklaşımını teyit etmiyor mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanların Kur’an’ın bir benzerini yapamaması hususunda alimler arasında iki farklı görüş oluşmuştur. Bu görüşten birisi, Kur’an nazım ve belagat noktasından mucize olduğu için, insanlar onu taklit etmekten aciz kalıyorlar,

Diğer görüş ise, insanlar imkan noktasından Kur’an’ın bir benzerini yapmaya güç yetirirler, lakin Allah insanların bu gücünü fiili olarak men ettiği için, benzerini yapmaya yeltenemiyorlar, şeklindedir. Yani birisi Kur’an’a bir nazire yapacağı zaman, Allah onun önüne bir engel çıkarıp o işi yapmasını önlüyor demektir.

Üstad Hazretleri bu hususu şu şekilde izah ediyor:

"Elcevap: İ'câz-ı Kur'ân'da iki mezhep var: Mezheb-i ekser ve râcih odur ki, Kur'ân'daki letâif-i belâgat ve mezâyâ-yı maânî, kudret-i beşerin fevkindedir."

"İkinci, mercuh mezhep odur ki, Kur'ân'ın bir sûresine muaraza kudret-i beşer dahilindedir; fakat Cenâb-ı Hak, mucize-i Ahmediye (a.s.m.) olarak men etmiş. Nasıl ki bir adam ayağa kalkabilir; fakat eser-i mucize olarak bir nebî dese ki, "Sen kalkamayacaksın," o da kalkamazsa mucize olur. Şu mezheb-i mercûha "Sarfe Mezhebi" denilir. Yani, Cenâb-ı Hak cin ve insi men etmiş ki, Kur'ân'ın bir sûresine mukabele edemesinler. Eğer men etmeseydi, cin ve ins bir sûresine mukabele ederdi. İşte, şu mezhebe göre, "Bir kelimesine de muaraza edilmez" diyen ulemanın sözleri hakikattir. Çünkü, madem Cenâb-ı Hak i'câz için onları men etmiş; muarazaya ağızlarını açamazlar. Ağızlarını açsalar da, izn-i İlâhî olmazsa kelimeyi çıkaramazlar."(1)

Mercuh racihin altı demek olduğu için, Üstad Hazretleri sarfe görüşünü değil, racih olan "Kur'ân'daki letâif-i belâgat ve mezâyâ-yı maânî, kudret-i beşerin fevkindedir." fikrini esas alıyor. Zaten Risale-i Nurlarda meslek olarak bu esas üzerinde hareket ediyor. İşaratü’l İ’caz ve Yirmi Beşinci Söz bunun en somut göstergesidir.

"Birisi: Kur'ân'ın i'câzı, onların aczindendir. Aczleri ise, eserden olmayıp fiilden olduğuna işarettir. Yani aczlerinin menşei, Kur'ân'ın misli değildir, o misli yapmaktandır."(2)

İşaratü’l İ’caz'daki bu ibare, istikbalde buna fiilen cüret edip yeltenen olmayacağına işaret ediyor, diye anlamak, ya da bu görüş, ayetin o nüktesine daha mutabık düştüğü için, istimal edilmiş demek, daha isabetli olur diye düşünüyoruz.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup

(2) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, 23-24. Ayetlerin Tefsiri

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...