Block title
Block content

Kur'an'ın kelimeleri arasında bir sonraki ile bir evvelki arasında nakış gibi bir ilişki var. Peki aynı şey Kur'an'ın her ayeti için geçerli midir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an’ın kelimeleri öyle bir incelik ve letafet ile yerleştirilmiş ki, her bir ayetin diğer ayetlere bakan bir gözü, işiten bir kulağı vardır denebilir. Ayetler arasındaki, bu sıkı bağ ve irtibat âdeta ayetleri tek bir ayet hükmüne getirmiş, her bir sure küçük birer Kur’an olmuştur. Kubbeli taşların birbirine dayanarak binayı oluşturması gibi, ayetler arasında da öyle bir dayanışma, öyle bir kucaklaşma, öyle bir yardımlaşma var ki, âdete parçalanmaz bir bütün haline gelmişler.

Şayet her ayet ve kelimede bu mana esası ile bulunmasa idi, bu bütünlük ve ahenk oluşmazdı. Kubbeli taşlarla yapılan binanın her bir taşı diğer taşlar gibidir, biri eksik olsa bina çöker. İşte aynı mana Kur’an ayetleri ve kelimeleri için de geçerlidir. Allah Kur’an denklemini kurarken, bütün ayetleri ve kelimeleri bu denklemin zaruri bir parçası halinde kurmuştur. Şayet birisi çekilse denklem bozulur.

Örnek verelim:

"İkinci misal: وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ  Şu cümlenin hey’âtı, sadakanın şerâit-i kabulünün beşine işaret eder."

"Birinci şart: Sadakaya muhtaç olmamak derecede sadaka vermek ki, وَمِمَّا lâfzındaki مِنْ i teb’îz ile o şartı ifade eder."

"İkinci şart: Ali’den alıp Veli’ye vermek değil, belki kendi malından vermektir. Şu şartı رَزَقْنَاهُمْ lâfzı ifade ediyor. “Size rızık olandan veriniz.” demektir."

"Üçüncü şart: Minnet etmemektir. Şu şarta رَزَقْنَا daki نَا lâfzı işaret eder. Yani, “Ben size rızkı veriyorum. Benim malımdan Benim abdime vermekte minnetiniz yoktur.”

"Dördüncü şart:
Öyle adama veresin ki, nafakasına sarf etsin. Yoksa sefâhete sarf edenlere sadaka makbul olmaz. Şu şarta يُنْفِقُونَ lâfzı işaret ediyor."

"Beşinci şart: Allah namına vermektir ki, رَزَقْنَاهُمْ ifade ediyor. Yani, 'Mal Benimdir; Benim namımla vermelisiniz.'”
(1)

Bu ayette bir cümle içinde beş ayrı şart ve hükmün dürülü olduğu gösteriliyor ki, Kur’an’ın bütün ayet ve cümlelerinde bu ince ve latif hüküm ve şartlar bulunuyor. İslam medeniyetinin altı yüz sayfalık Kur’an üzerine bina olması bu sırdan dolayıdır. Yani Allah zahirde altı yüz sayfa bir kitap göndermiş ama, hakikatte altı yüz bin ve daha fazla sayfa kadar kitabı içinde barındırıyor demektir. Nasıl küçük bir incir çekirdeğinin  içinde koca incir ağacı bütün teşkilatı ile yazılmış ise, aynı şekilde Kur’an’ın kalıp ve lafzı da bir tohum ve çekirdek gibi yüz binlerce kitap ve manayı havidir. 

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Şule, Birinci Şua, İkinci Suret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2334 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...