Block title
Block content

"Kur'an'ın kelimeleri bir nakış gibidir." diyor Üstad. Buradaki "nakış" kelimesi nakşın evveliyle ahirinin bağlantılı olmasından mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kur’an’ın kelimeleri öyle bir incelik ve letafet ile yerleştirilmiş ki, her bir ayetin diğer ayetlere bakan bir gözü, işiten bir kulağı vardır. Ayetler arasındaki bu sıkı bağ ve irtibat, âdeta ayetleri bir ayet hükmüne getirmiş, her bir sure küçük birer Kur’an olmuştur. Kubbeli taşların birbirine dayanarak binayı oluşturması gibi, ayetler arasında da öyle bir dayanışma, öyle bir kucaklaşma, öyle bir yardımlaşma var ki, âdete parçalanmaz bir bütün haline gelmişler.

İşte Kur’an ayetleri arasındaki bu şiddetli irtibat ve bağları Üstad Hazretleri nakışlara benzetiyor. Nakışlar da bir bütün olduğu zaman anlam ifade eder. Mesela, bir çiçek nakşının bir noktasını alsak, tek başına  bir güzellik ve estetik ifade etmez, ancak bütünü ile bir şey ifade eder. İşte Kur’an kelime ve ayetleri de aynı manayı içeriyor.

"Meselâ وَلَئِنْ مَسَّتْهُمْ نَفْحَةٌ مِنْ عَذَابِ رَبِّكَ   Bu cümlede, azâbı dehşetli göstermek için, en azının şiddetle tesirini göstermekle göstermek ister. Demek taklîli ifade edecek; cümlenin bütün heyetleri de bu taklîle bakıp ona kuvvet verecek. İşte, لَئِنْ lâfzı, teşkiktir. Şek kıllete bakar. مَسَّ lâfzı, azıcık dokunmaktır; yine kılleti ifade eder. نَفْحَةٌ lâfzı, maddesi bir kokucuk olup kılleti ifade ettiği gibi, sîgası bire delâlet eder. Masdar-ı merre tabir-i sarfiyesinde “biricik” demektir, kılleti ifade eder. نَفْحَةٌ deki tenvin-i tenkirî, taklîli içindir ki, “O kadar küçük ki, bilinemiyor.” demektir. مِنْ lâfzı, teb’îz içindir, “bir parça” demektir; kılleti ifade eder. عَذَابِ lâfzı, nekâl, ikab’a nisbeten hafif bir nevi cezadır ki, kıllete işaret eder. رَبِّكَ lâfzı, Kahhâr, Cebbar, Müntakîm’e bedel yine şefkati ihsas etmekle kılleti işaret ediyor. İşte, bu kadar kılletteki bir parça azap böyle tesirli ise, ikab-ı İlâhî ne kadar dehşetli olur, kıyas edebilirsiniz diye ifade eder. İşte şu cümlede küçük heyetler nasıl birbirine bakıp yardım eder. Maksad-ı küllîyi, herbiri kendi lisanıyla takviye eder. Şu misal bir derece lâfız ve maksada bakar."(1)

Bu ayette Kur'ân'ın kelime ve cümlelerindeki düzen ve birbiriyle ilişkileri yönünde mucize oluşuna dair bir misal gösteriliyor. Yani ayetin her bir kelimesi ve kelimelerden oluşan cümlenin geneli aynı maksat ve gayeyi gösteriyor ki, bu cümlenin mucize derecesinde olduğunu gösteriyor. İnsan takatinin altından kalkabileceği bir cümle kelime ilişkisi değildir bu.

(1) bk. Sözler, Yirmi Beşinci Söz, Birinci Şule.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...