"Kur'an’ın muhatapları içinde ekseriyeti teşkil eden avama karşı küllî hakikatleri ve derin ve umumi düsturları, me'luf ve cüz'î suretler ile gösterilsin..." Bu saklı olan küllî düsturlar ve gayeler kimler içindir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu küllî manalar havas tabakası içindir. Bunun bir misali, kâinat kitabında da görülmektedir. Şu âlemin suyundan, havasından, toprağından ve güneşinden herkes istifade eder, ama ondaki gizli manaları ancak fen ilimlerinde mütehassıs olanlar keşfederler ve bu onlar için ayrı bir üstünlük sağlar.

Daha önce, Üstadımızın İhlâs Suresi için vazettiği işarî manaları beyan etmiştik. Kısaca tekrar edelim:

“O doğurmadı ve doğurulmadı.” ayetini avam insanlar zahir manasıyla değerlendirirken, Üstad Hazretleri bunun “doğanların ve doğuranların ilah olamayacaklarına” işaret ettiğini beyan eder. Keza, tabiattaki sebepler ve onlardan doğan neticeler de ilah olamazlar; ayet-i kerimenin külliyetinde bunlara da işaret vardır.

Yine, İkinci Lem’a’da Eyüp aleyhisselâmın; “Ya Rab! Zarar bana dokundu.” buyurmasını Üstad Hazretleri “lisanen zikrime ve kalben ubûdiyetime halel veriyor” şeklinde tefsir etmiştir. Nur Külliyatı’ında, bedene “ruhun hanesi” denildiği göz önüne alındığında; “Zarar bana dokundu.” ifadesinin “Zarar ruhuma ve kalbime dokundu.” gibi ince bir manaya işaret ettiği anlaşılır.

Avam insanlar, bu ayet-i kerimeyi Hz. Eyyub’un (as) ıstıraplarının çok arttığı şeklinde anlarken, Üstad Hazretleri konuya ruh ve kalb yönüyle nazar etmiş ve bedene gelen zararların insanın hanesine gelen zararlar gibi olduğunu, ruha gelen zararların ise bizzat onun kendisine dokunduğunu ders vermiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...