Block title
Block content

"Kur’ân’ın şebâbetidir. Her asırda taze nazil oluyor gibi, tazeliğini, gençliğini muhafaza ediyor." Günlük hayatımızdan örneklerle açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanlık, kendi için faydalı ve doğru olan kaideleri yüz yıllar boyu kan ve göz yaşı ile tecrübe ederek öğrenirken, (demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları gibi) Kur’an, bu kaideleri on dört asır önce yirmi üç yıl gibi kısa bir müddet içinde topluca beyan edip gitmiştir.

Mesela, Kur’an faizin insanlığın ekseriyeti için zararlı olduğunu ifade edip yasaklarken, insanlık halen faizi bütünü ile men edip içtimai ve iktisadi hayatından çıkaramıyor.

Yine zekâtın sosyal sınıflar arasında bir köprü olduğunu ifade edip bunu zenginlere emretmesi şebabetine (gençliğine)  bir örnektir.

Daha bir asır önce insanlık, emek-sermaye kavgası yüzünden milyonlarca canını yitirmiştir. Oysa faizi yasaklayıp zekâtı işler kılsa sosyal adalet temin edilir. Şu an bile insanlık Kur’an’ın bu iki kaidesine tam ulaşmış değildir.

"Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sahip çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık. Şunu unutmayın ki Allah’ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvâda (Allah’ı sayıp haramlardan sakınmada) en ileri olandır. Muhakkak ki Allah her şeyi mükemmelen bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır." (Hucurat, 49/13)

İnsanlığın ortak aklı hâlen Kur’an’ın bu ayetine yetişmiş değildir. Bu yüzdendir ki faşizm hareketleri milyonlarca insanın hayatına mal olmuştur.

Özetle, Kur’an’ın her bir hükmü ve emri, insanlığın önünde ve ilerisinde bulunuyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Şule, Üçüncü Şua, İkinci Cilve | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2100 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

oğuzhangözüpek

ÇORBADA Bu Kardeşinizin de bir parça tuzu olsun:Yasin suresinin mealine bakarken şu ayetler dikkatimi çekti.''Ay için duraklar tayin ettik.Eski,kuru hurma dalı gibi -kavisli- olur.Veya;Eski hurma salkımının kurumuş eğri dalı gibidir .Ayet.39''O durki sizin için yeşil ağaçtan bir ateş yaratır/bir ateş yaptı.Siz de onu tutuşturup durursunuz.Ayet. 80''
Daha öncede belirttim.Risale-i Nur Kur'anımıza Bu asrın gözüyle bakmayı öğreten rehber,öncü niteliği taşır.şimdi o gözle bakalım.39. Ayete geçmiş Tefsir Alimleri nasıl anlam vermişler bilmiyorum.Açıklamakta mutlaka zorluk çekmiş olmalılar.Farklı meallerden de araştırdım.Kuru hurma salkımın dalına vurgu yapılıyor.Hurmaları dalından ayırdığınızda biraz düzensiz sinüs dalgası görüntüsü ile karşılaşırsınız.Ay yörüngesiyle ne ilgisi var demeyin.Ayın yörüngesindeki hareketi aynen böyle.Güneş,Jüpiter,Satürn,Dünya ve diğer Gezegenlerin tesiri ile Ay Dünyanın etrafında Eliptik yörüngede bu şekilde dolanır.
80. Ayet: ESki tefsirlerde Çölde yaşayan yeşil yapraklı ve birbirine sürtünce yanan bazı bitkilerden söz edilir.Ancak Cümlenin kuruluş şekli fiilin sürekliliğine de vurgu yapıyor.Yüz milyonlarca yıl önce Jeolojik olaylar-deprem gibi-sonucu Dev Yeşil Bitkilerin-Eğrelti otu gibi-kilometrelerce derinliğe gömülen ve yüksek basınç -çürüme etkisi ile oluşan fosil yakıtlar dan- Petrol,Kömür,Gaz -söz edildiğini artık günümüz insanı kolayca anlayıveriyor. Yeter ki dikkatli ve tefekkür ile okuyalım.
Şu soru akla gelebilir.Geçmiş İnsanlar bu ayetleri yeterince anlayamamıştır.O halde Rabbimiz Kelamında niçin bunlardan bahsetti.Bende derimki ; İlmine ve gururuna mağlup olup haddini aşan şu asrın insanına bir şamar,İnanan Mümin Kullarına da bir feyz ve Kuvvet olsun diye...

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
oğuzhangözüpek

Kur'anımız bir ilim ve bilgi okyanusu.Şimdi Naziat Suresine bir göz atalım .Bu sure kainatın ve dünyanın yaratılışını da anlatır.30. Ayet '' BUNDAN SONRA YERİ YAYIP DÖŞEDİ/YUVARLATTI . Eski tefsirlerde '' düzeltti döşedi'' Yaydı düzeltti'' Yaydı Döşedi'' ifadeleri ile açıklanan bu KELİME nin Arapçada çok dikkat çeken bir hususiyeti var ,şöyleki;
YAYIP DÖŞEDİ ifadesini karşılayan kelime ''DEHAHA''.Bu kelime Arapçada DAHV kökü/kelimesinden türetilmiş olup DEVEKUŞU YUMURTASI veya Tam KÜRE olmayanKÜREMSİ (Ceviz gibi) şekilleri tarif etmek te kullanılır.Bilindiği gibi Dünyamız Kutuplardan basıktır tam küre değildir.Bunu bu yüzyılda öğrendik.Ayrıca çok yeni farkedilen bir başka özellik daha var ki, o da Güney Amerika kıtasının bulunduğu Geniş Bölgenin olduğu gibi basık olduğu durumu.Yani Portakalın o bölgesi çürümüş te yüzey olarak içe doğru çökmüş gibi.Yerkürenin bu yapısına JEODEZİK ŞEKİL ve bu şekili inceleyen bilime de JEODEZİ denmektedir. Rabbimizin Kelamı daha ne sırlar barındırıyor? Bu asırda İslam Bilim Adamlarına çok iş düşüyor.Tüm insanlığı aydınlatacak NUR orada duruyor. Biz hala dişin kovuğuna yapılan dolgu ile uğraşıyoruz.AKIL NİMETİNİN hesabını nasıl VERECEĞİZ?.Onlarca ayette- -''Hiç düşünmezmisiniz?Hiç akıl etmezmisiniz?Hiç ibret almazmısınız? v.b .--Allah cc verdiği bu büyük nimeti bize ikaz ederken Yarın Ahirette bu Sorumluluktan nasıl kaçacağız? ??????????

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
drerkan
Kadınların modern zamanlarda ki durumuna bakınca "meta" haline getirildiğini görüyoruz.Beşer tarihinde kadın hakları (sosyal,ekonomik,beşeri hakları vs.) Kuran la koruma altına alınmıştır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
ufukalem
"Beşerin âsâr ve kanunları, beşer gibi ihtiyar oluyor, değişiyor, tebdil ediliyor. Fakat Kur'ân'ın hükümleri ve kanunları o kadar sabit ve rasihtir ki, asırlar geçtikçe daha ziyade kuvvetini gösteriyor." ASIRLAR GEÇTİKÇE DAHA ZİYADE değil de ASIRLAR GEÇTİKÇE TEKRAR EDEREK denseydi kafama takılmazdı. Neden DAHA ZİYADE diyor Üstadımız? Bugün açığa çıkanlar, dünkülerden daha mı parlak ki? Bunu mu kastediyor?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Kainatta tekamül kanunu cari olduğu için bir sonraki bir öncekinden daha ileride olur. Dolayısı ile Kur'an sırları her asırda artarak devam etmektedir.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...