Block title
Block content

Kur'an'ın talebeleri kimlerdir? Müçtehidîn, Sıddıkîn, Hükema-i İslâmiye, Muhakkıkîn, Ulema-i usulü’l-fıkıh, Mütekellimîn, Evliya-i ârifîn, Aktâb-ı âşıkîn, Müdakkikîn-i ulema, Avâm-ı Müslimin gibi Kur’ân’ın tilmizleri?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Müçtehidler: Âyet ve hadislerden yola çıkarak, hakkında âyet ve hadiste hüküm bulunmayan meselelerde içtihatta bulunan İmam Azam, İmam Şafi gibi kimseler.

 Sıddıklar: Hz. Ebu Bekir misali, özü sözü dosdoğru olanlar.

İslâm felsefecileri: Aklı kullanarak ve Kur'andan istifade ederek eşyanın hakikatini bulmaya çalışanlar.

Muhakkikler: Tahkik ehli olup işin gerçeğini araştırıp bulmak isteyenler.

Fıkıh usulü âlimleri: Temel iki kaynak olan Kitap ve Sünnetten hüküm çıkarmanın kurallarını ortaya koyanlar.

Kelâmcılar: Mebde, mead, nübüvvet ve felsefi konulara vahiy merkezli yaklaşımla bakmaya çalışanlar.

Evliya-i ârifîn: İrfan sahibi veli insanlar.

Aktab-ı âşıkîn: Allah'ın Vedud ismini esas alarak ilâhî aşk cezbesiyle kendinden geçenler.

Müdakkik âlimler: Duyduğuyla yetinmeyip işin ince tedkikatını yapan ilim sahipleri

Avam-ı müslimîn: Müslümanlardan avam kısmında yer alan, tahkik ehli olmayıp bilenleri taklitle iktifa edenler.

Bediüzzaman insanların yüzde sekseninin tahkik ehli olmadığını söyler. Böyle olduğundandır ki, Kur'an-ı Kerîm en geniş tabakayı meydana getiren avamın da payını unutmaz, onların da muhatap olabilecekleri şekilde hitapta bulunur. Onun bu hitabında, üstte nazara verilen diğer muhatap kitleleri de nazara alınır, onlar da bu semavî sofradan “doyarak” kalkar. Mevlananın ifadesiyle,

“Söz söyleyen kemâl sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Hiçbir misafir aç kalmaz. Herkes orada gıdasını bulur.” (Mevlâna X, 494)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...