Block title
Block content

Kur'an'ın üslubundaki bedaate kelime olarak "siraç" kelimesi örnek verilmiş; izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Güneşi bir lamba yaptı.”[1]

Lâmba tabiriyle şöyle bir üslûba pencere açar ki:

Şu âlem bir saray ve içinde olan eşya ise insana ve canlılara hazırlanmış süsler, yiyecekler ve levazımat olduğunu ve Güneş dahi itaatkâr bir mumdar olduğunu ihtar ile, Sâni'in haşmetini ve Hâlıkın ihsanını ifham ederek tevhide bir delil gösterir ki; müşriklerin en mühim, en parlak mabud zannettikleri Güneş, musahhar bir lâmba, cansız bir mahluktur.

Demek “lamba” tabirinde Hâlık'ın rububiyetinin azametindeki rahmetini ihtar eder. Rahmetin genişliğindeki ihsanını ifham eder. Ve o ifhamda saltanatının haşmetindeki keremini ihsas eder. Ve bu ihsasta Allahın birliğini bildirir ve manen der:

"Cansız, itaatkâr bir lamba, hiçbir cihette ibadete lâyık olamaz."

Burada misal olarak şu âyete de bakabiliriz:

الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ مَهْدًا  “O Allah, yeri sizin için bir beşik kıldı.”[2]

“Beşik” ifadesi bebeği hatıra getirir. Arz, o muhteşem büyüklüğüyle beraber insan için bir beşik gibidir. Bebek, son derece aciz ve zayıftır, ama bulunduğu bebek odasında her şey o nazik ve nazenin bebeğe göredir.

Beşik, bebek için rahat yeri olduğu gibi, arz da içindeki konfor dolayısıyla insanlar için bir beşiğe benzetilmiştir.[3]

Bediüzzaman üstteki âyetten mülhem veciz bir ifadesinde şöyle der:

“İnsan şu kâinat içinde pek nazik ve nazenin bir çocuğa benzer...”[4]

 


[1] Nuh, 71/16. Güneş dünyamızdan bir milyondan daha fazla büyük bir gök cismi olmakla beraber, o koca cismin “lamba” tabiriyle ifade edilmesi gerçekten son derece dikkat çekmektedir.

[2] Tâhâ, 20/53 ve Zuhruf, 43/10.

[3]Zemahşeri II, 541; Râzî, XXVII, 196; Beydâvî, II, 49; Ebussuud, İrşadu Akli's- Selim, VI, 21; Sâbunî, III, 168.

[4] Nursi, Sözler, s. 327.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...