"Küre-i arz dahi koca, hadsiz semâvâta karşı bir kalb ve mânevî bir merkez hükmünde olarak mukabil gelir." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Küre-i arz her ne kadar semâvâta nisbeten çok küçüktür; fakat hadsiz masnuat-ı İlâhiyenin meşheri, mazharı, mahşeri, merkezi hükmünde olduğundan, kalb cesede mukabil geldiği gibi, küre-i arz dahi koca, hadsiz semâvâta karşı bir kalb ve mânevî bir merkez hükmünde olarak mukabil gelir."(1)

Kalp nasıl bedenin merkezi ve en mühim organı ise, kâinatı bir beden olarak düşünürsek, dünya da onun kalbi ve merkezi mesabesindedir.

Dünya cisim olarak her ne kadar kâinatın yanında çok küçük kalmış olsa da, Allah’ın isim ve sıfatlarına ayna olma noktasından ve yeryüzünün halifesi olan insana mesken olma cihetinden kâinat kadar geniş, onun kadar ehemmiyetli bir yere sahiptir.

Kalp durduğunda beden nasıl hayatını kaybediyor ise, insan ve onun yaratılış gayesi olan iman ve ibadet bittiği zaman, kâinat da hayatını ve manasını kaybedip mevte yani kıyamete mahkûm olacaktır. Demek iman insana, insan dünyaya, dünya da kâinata kayyum oluyor.

Evet, insan şu kâinatın küçük bir modeli, her tecellinin ince ve latif bir şekilde yazıldığı bir nüshası olmasından dolayı, âdeta Allah’ın bütün isim ve sıfatlarının temerküz ettiği bir fihristesi ve arşı hükmündedir. Yani kâinatta azametli ve haşmetli olarak tecellî eden Allah’ın bütün isim ve sıfatları, insanda da tecellî ediyor. İnsan kâinata bir liste ve bir numune oluyor.

Dünya da insana nisbet edilen bir mekân olmasından dolayı, kâinattan daha büyük bir mevkie sahiptir.

(1) bk. Lem'alar, On İkinci Lem'a, Birinci Mesele-i Mühimme.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...