Block title
Block content

KÜRSÎ

 
Kürsî, “Bir kişinin oturduğu yüksek sandalye, taht” mânâsına gelir.

Mecazî olarak, ilim, hâkimiyet, kudret, saltanat, azamet mânâlarını ifade eder.

Bir Hadis-i Şerifte, “Yedi gök, Kürsî içinde bir kalkanın içine atılmış yedi para gibidir.” buyrulur. Bir başka Hadiste de, Kürsînin Arş içindeki küçüklüğü şöyle tasvir edilir: “Arş içinde Kürsî, bir çöle atılmış demir bir halka kadardır.”

Kürsî için, “Arşın altında, yedi kat semanın üstünde” şeklinde bir tarif getiriliyor. Buna göre kürsi, bütün madde âlemini kuşatan esir maddesini de içine almakta, kuşatmaktadır. Kürsî, bütün semaları ve arzı kuşatmakta, bütün cismanî âlemleri içine almaktadır. Buna göre, Arşın Kürsîyi içine alması bir maddenin bir başka maddeyi içine alması gibi düşünülemez. Arş madde ötesi ve mahiyeti meçhul olan bir makamdır. Bediüzzaman’ın “Kalb de bir arştır” ifadesinin ışığında şöyle söyleyebiliriz:

Kalbin ve ruhun bedeni kaplaması nasıl maddî bir kaplama değilse Arşın Kürsiyi içine alması da maddî değildir; “onu idare etme, onda tasarrufta bulunma” manasınadır.

Bazı âlimler, Arş ile Kürsîyi aynı kabul ederler.

Bak:Arş

Paylaş
Yükleniyor...