Block title
Block content

"Kuvve-i şeheviye ve gadabiye ise, şeytanın desiselerine hem kabile, hem nâkile iki cihaz hükmündedir." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şeytan; insana saldırınca, hedef aldığı üç nokta vardır. Bunlar; şehevi, gadabi ve akli zaaflarımızdır. İnsandaki kuvve-i şeheviye, kuvve-i gadabiye, kuvve-i akliye Sani tarafından tahdit edilmemiştir. İnsanın cüz-ü ihtiyarisiyle terakkisini temin etmek için bu kuvvetler başıboş bırakılmıştır. Bu kuvvetlerin herbirisi, tefrit, vasat, ifrat namıyla üç mertebeye ayrılırlar.

Mesela, kuvve-i şeheviyenin tefrit mertebesi humuddur ki, ne helale ve ne de harama şehveti, iştihası yoktur. İfrat mertebesi fücurdur ki, namusları ve ırzları payimal etmek iştihasında olur. Vasat mertebesi ise iffettir ki, helaline şehveti var, harama yoktur.

İşte bu ifrat ve tefrit hususiyeti şeytanın telkinlerine müsaittir. Âdeta birer alıcı ve başkasına da ileten, nakledici hususiyeti vardır. Ancak insandaki bu kuvvetlere şeriatça bir had ve bir nihayet tayin edilmiştir. Şeriatın bu prensiplerine riayet edildiği sürece, şeytanın bu saldırıları neticesiz kalacaktır. Tıpkı Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm gibi.

"Evet, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm فَاسْتَقِمْ كَمَاۤ اُمِرْتَ emrini tamamıyla imtisal ettiği için, bütün ef'al ve akval ve ahvâlinde istikamet, kat'î bir surette görünüyor."

"Meselâ, kuvve-i akliyenin fesat ve zulmeti hükmündeki ifrat ve tefriti olan gabâvet ve cerbezeden müberrâ olarak, hadd-i vasat ve medar-ı istikamet olan hikmet noktasında kuvve-i akliyesi daima hareket ettiği gibi; kuvve-i gadabiyenin fesadı ve ifrat ve tefriti olan korkaklık ve tehevvürden münezzeh olarak, kuvve-i gadabiyenin medar-ı istikameti ve hadd-i vasatı olan şecaat-i kudsiye ile kuvve-i gadabiyesi hareket etmekle beraber; kuvve-i şeheviyenin fesadı ve ifrat ve tefriti olan humud ve fücurdan musaffâ olarak, o kuvvenin medar-ı istikameti olan iffette, kuvve-i şeheviyesi daima iffeti, âzamî mâsumiyet derecesinde rehber ittihaz etmiştir."

"Ve hâkezâ, bütün sünen-i seniyyesinde, ahvâl-i fıtriyesinde ve ahkâm-ı şer'iyesinde hadd-i istikameti ihtiyar edip, zulüm ve zulümat olan ifrat ve tefritten, israf ve tebzirden içtinap etmiştir. Hattâ tekellümünde ve ekl ve şürbünde iktisadı rehber ve israftan kat'iyen içtinap etmiştir."(1)

(1) bk. Lem'alar, On Birinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 8690 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

Sorularlaİçtihad
Yani helal olunmayan bir bayana şehvet duyulması normal değil midir, eğer helal olunmayan bir bayana şehvet duyulmazsa zaten nasıl zina gibi bir günaha girebilir? Sonuçta insanın eşiyle, dışarıdaki namahrem hanımlar arasında iştah duyma bakımından bir fark yoktur. "Meselâ, kuvve-i şeheviyenin tefrit mertebesi humuddur ki, ne helâle ve ne de harama şehveti, iştihası yoktur. İfrat mertebesi fücurdur ki, namusları ve ırzları pâyimal etmek iştihasında olur. Vasat mertebesi ise iffettir ki, helâline şehveti var, harama yoktur." tam olarak anlatılmak istenen nedir ifrat merbesi için?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
İfrat insanın şehvet duygusuna iradesi ile bir sınır koymayıp haramı serbestçe işlemesidir. İnsanın helal olan hanımına bakması ve ondan şehvani zevk alması ifrat değil vasattır. Ama aynı işlem haram olan bir kadına yöneltilirse o ifrata giriyor. Yani burada şehvetin ifrat mertebesini belirleyen dindir. Yoksa şehvet duygusunda bir değişme olmuyor. Bazıları da bu duyguyu haramda tüketip helaline vakit ayıramaz hale geliyor ki bu da tefrittir ve haramdır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
mahmud03nur
Kâbile ve nâkile olmak meselesini tam anlayamadım, hem neden sadece kuvve-i şeheviyye ve gadabiyye zikredilmiş, kuvve-i akliyye terkedilmiş?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Şehvet ve öfke hissi iken akıl bunlara göre biraz daha soyut ve latiftir. Şeytan en çok hissiyatı kullanıyor. Bu cihetle şehvet ve öfke şeytanı dinleyen iki kuvvetli hissiyattır şeklinde anlayabiliriz. Kâbile ve nâkile emreden emri dinleyen anlamına geliyor. Şeytan amir şehvet ve öfke ise iki memurdur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...