Block title
Block content

"Kuvve-i şeheviye ve gadabiye ise, şeytanın desiselerine hem kabile, hem nâkile iki cihaz hükmündedir." Bu duygular neden cihaz hükmündedir, insanda başka duygular da var mı?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şehvet ve öfke kuvveti, insanın fıtratında şeytanı dinleme ve ona itaat etme kabiliyetinde iki ana duygudur . Hatta şeytanın insan üzerinde hakimiyet kurması bu iki duygu ile olmaktadır. Ruh, kalp, vicdan, sırlar gibi diğer hissiyatlar ise, fıtrat olarak daha çok hayra meyilli ve hayra kabiliyetlidir. Bu gibi hissiyatlar insanın kendi suistimali ile tefessüh ederse, ancak şeytanın bendesi olur. Ama şehvet ve öfke fıtri olarak şerre kabil yaratılmıştır. Bu yüzden şeytan, ekseri insanları, bu iki hissiyatı işletmekle yoldan çıkarıyor.

Hem kabile, hem nakile olması ise, şerri almaya da, vermeye de müsait olmasına kinayedir. Şehvet ve öfke kuvveti, şeytana uyacağı gibi, yani kabile olduğu gibi, şeytana ilham kaynağı ve ona yardım edecek iki kuvvedir. Yani şeytana nakile de olur.

Bu iki kuvve terbiye ve tehzip edilirse, sahibini alay-ı illiyine çıkarır. Yok, şeytana bende olur, onun idaresine verilirse, insanı esfel-i safiline atar. Yani hayra ve şerre kabil iki kuvvedir. Hatta bu iki kuvve, insanlığın hayır ve şer binasının temeli gibidir. Bütün hayırlar ve şerler bu iki kuvve üzerine bina oluyor.

Üstat, bu kuvveleri şöyle tasvir ediyor:

"Tagayyür, inkılâp ve felâketlere mâruz ve muhtaç şu insan bedeninde iskân edilen ruhun yaşayabilmesi için üç kuvvet ihdas edilmiştir. Bu kuvvetlerin, Birincisi, menfaatleri celp ve cezb için kuvve-i şeheviye-i behimiye, İkincisi, zararlı şeyleri def için kuvve-i sebuiye-i gadabiye, Üçüncüsü, nef' ve zararı, iyi ve kötüyü birbirinden temyiz için kuvve-i akliye-i melekiyedir."

"Lâkin, insandaki bu kuvvetlere şeriatça bir had ve bir nihayet tayin edilmişse de fıtraten tayin edilmemiş olduğundan, bu kuvvetlerin her birisi, tefrit, vasat, ifrat namıyla üç mertebeye ayrılırlar. Meselâ, kuvve-i şeheviyenin tefrit mertebesi humuddur ki, ne helâle ve ne de harama şehveti, iştihası yoktur. İfrat mertebesi fücurdur ki, namusları ve ırzları pâyimal etmek iştihasında olur. Vasat mertebesi ise iffettir ki, helâline şehveti var, harama yoktur."

"İhtar: Kuvve-i şeheviyenin yemek, içmek, uyumak ve konuşmak gibi füruatında da bu üç mertebe mevcuttur."

"Ve keza, kuvve-i gadabiyenin tefrit mertebesi, cebanettir ki korkulmayan şeylerden bile korkar. İfrat mertebesi tehevvürdür ki, ne maddî ve ne mânevî hiçbir şeyden korkmaz. Bütün istibdadlar, tahakkümler, zulümler bu mertebenin mahsulüdür. Vasat mertebesi ise şecaattir ki, hukuk-u diniye ve dünyeviyesi için canını feda eder, meşru olmayan şeylere karışmaz."

"İhtar: Bu kuvve-i gadabiyenin füruatında da şu üç mertebenin yeri vardır."

"Ve keza, kuvve-i akliyenin tefrit mertebesi gabâvettir ki, hiçbir şeyden haberi olmaz. İfrat mertebesi cerbezedir ki, hakkı bâtıl, bâtılı hak suretinde gösterecek kadar aldatıcı bir zekâya malik olur. Vasat mertebesi ise hikmettir ki, hakkı hak bilir, imtisal eder; bâtılı bâtıl bilir, içtinap eder. وَمَنْ يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ اُوتِىَ خَيْرًا كَثِيرًا   

" İhtar: Bu kuvvetin şu üç mertebeye inkısamı gibi, füruatı da o üç mertebeyi hâvidir. Meselâ, halk-ı ef'al meselesinde Cebr mezhebi ifrattır ki, bütün bütün insanı mahrum eder. İtizal mezhebi de tefrittir ki, tesiri insana verir. Ehl-i Sünnet mezhebi vasattır. Çünkü bu mezhep, beyne-beynedir ki, o fiillerin bidayetini irade-i cüz'iyeye, nihayetini irade-i külliyeye veriyor."

"Ve keza, itikadda da tatil ifrattır, teşbih tefrittir, tevhid vasattır."(1)

(1) bk. İşaratü'l-İ'caz, Fatiha Suresi.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 12995 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...