Block title
Block content

Lem'alarda "kalbin" firaktan müteessir olup cerihalar aldığını söylerken, Yirmi Birinci Söz'de ise firaktan müteessir olan "ruh" olarak gösteriliyor. Bunların benzer ve benzemeyen hassalarını ifade eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir yemek yediğimizde göz ayrı, ağız ayrı, mide ayrı birer haz ve lezzet duyar. Her azanın o yemekten istifadesi kendi yapısına ve sistemine göredir.

Aynı şekilde, ayrılık acısı insanın manevi azalarının hepsinde farklı olarak tecelli ve tezahür eder. Ayrılığın ruha verdiği acı ile kalbe verdiği acı aynı değildir, hepsi farklı hisseder.

Durum hissediş ve algılayışta da aynıdır. Ruhun ebedi alemi okuması ve anlaması ile kalbin okuyup anlaması farklıdır. Vicdanın tarzı ile latifelerin tarzı birinden farklı olabilir. Hepsinin ortak noktası ebedi aleme işaret ediyor olmalarıdır ki, bu da ciddi bir iç delildir. Risale-i Nurlardaki farklı ifadeler bu inceliklere işaret ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...