Lemeat ve Hakikat Çekirdekleri eserleri hakkında bilgi verir misiniz, hangisi daha eski, birbirlerini tamamlayan eserler midir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Lemeat: Otuz İkinci Mektup, Matbu Lemeat, 1921 Baskı tarihi

Hakikat Çekirdekleri: Otuz beş sene evvel tab edilen Hakikat Çekirdekleri namındaki risaleden vecizelerdir. Mektubat 1920 tarihine tevafuk ediyor. Yani telif tarihi 1920'dir.

Bu eserlerin önemine işaret eden Risale-i Nurlardan bazı yerleri takdim edelim.

"Hem gördük ki, bu Lemeat, Risale-i Nur'un mühim bir kısmının çekirdekleri, tohumları hükmünde gayet güzel vecizelere ve hiçbir edibin ve mütefekkirin muvaffak olamadığı bir tarzla sehl-i mümteni gibi taklit edilmez büyük bir hakikat-i içtimaiyeyi küçük bir vecizede ve manzum bir kitabı, mensur gibi, aynı nesirli bir kitap gibi, hiç nazmı hatıra getirmeden kolayca okunacak bir tarzda bulunması, otuz yedi sene evvel Ramazan-ı Şerifin yirmi gününde her gün bir iki saat iştigaliyle bir tarzda koca bir kitap kadar uzun, bir nevi mesnevî yazılması ve içinde yirmi yerde, bir ihtar-ı gaybiye nevinde haber verdiklerinin otuz kırk sene sonra aynen meâli çıkmış gibi o noktalara elimize geçen bir nüshada işaret koyduk. Gösteriyor ki, bu Lemeat, Risale-i Nur'un bir müjdecisi ve fihristesi ve bir fidanlık nümunesidir kanaatimiz geldi."(1)

Külliyat, bu eserlerin izahı ve açılımı şeklinde olduğu için, elbette bu eserler birbirlerini ikmal ediyorlar. Lemeat, Hakikat Çekirdekleri'nin nazım ve nesir arası bir izah ve şerhi gibidir. Risale-i Nurlar ise, her ikisinin en kapsamlı izahat ve şerhidir.

Bu husus Risale-i Nurlarda şu şekilde vurgulanıyor:

"Bu Lemeât nâmındaki eserin, sâir dîvanlar gibi bir tarzda bir iki mevzû ile gitmediğinin sebebi: Eski eserlerinden Hakikat Çekirdekleri nâmındaki, kısacık vecîzeleri bir derece izah etmek için, hem nesir tarzında yazılmış, hem de sâir dîvanlar gibi hayalâta, mîzansız hissiyâta girilmemiş olmasıdır. Baştan aşağıya mantık ile hakâik-ı Kur'âniye ve imâniye olarak, yanında bulunan birâderzâdesi gibi bâzı talebelerine bir ders-i ilmîdir, belki bir ders-i imânî ve Kur'ânîdir. Üstadımızın baştaki ifadesinde dediği gibi, biz de anlamışızdır ki, nazma ve şiire hiç meyli ve onlarla iştigali de yoktur. وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ sırrının bir numûnesini gösteriyor."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II, (42. Mektup).
(2) bk. Sözler, Lemeat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yükleniyor...