Block title
Block content

Lemeat'te, "Nuru akıl kalpten gelir..." deniyor. Eğer kalp, vicdandan gelen hissiyat, akıldan gelen fikirlerin depolandığı yerse, yukarıdaki cümleyle tezat olmaz mı? Bilgileri kalbe veren akılsa, nasıl geri bilgileri ondan alıyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İhtar: Kalbden maksat, sanevberî (çam kozalağı) gibi bir et parçası değildir. Ancak, bir lâtife-i Rabbaniyedir ki, mazhar-ı hissiyatı vicdan, mâkes-i efkârı dimağdır."(1)

Kalp, insan mahiyetinin merkezinde yerleşmiş karar verme veya vermeme vazifesini gören akıl ve vicdan gibi kanallar ile beslenen bir latifedir.

Akıl, dış alemden gelen verileri kalbe gönderir.

Vicdan ise, insanın fıtratına derç edilmiş, doğuştan gelen hakikat miyarıdır. Vicdan bir nevi insanın iç aleminin mizanlarını kalbe gönderen bir iç kanaldır.

Bu iki kanaldan gelen veriler ve malumatlar kalp denilen latifede depolanır ve kalp bu verilere göre gelişir ve şekillenir. Kalp hayatta yolunu bu veriler ışığında seçer ve ona göre yaşar. Bu yüzden kalp insan mahiyetinin en önemli merkezi en yön verici karar mekanizmasıdır. Kalbin bu işleyişinde ve çalışmasında akıl ile gelen marifetin büyük bir tesiri vardır.

Yani akıl başlangıçta kalbe vasıta ve vesile olabilir, ama kalp bir laboratuvar gibi bu verileri işleyip en son halini ve en kamil kıvamını yapıyor. Midenin dışarıdan gelen gıdaları hazmedip azaların kıvamına getirmesi gibi, kalp de akıl ve vicdandan gelen verileri işleyip tekrar akla ve vicdana nur olarak gönderiyor ve onları besliyor. Yani bir devir daim usulü ile birbirlerini besliyorlar. Aklın nurlanması ve hadiseleri hidayet ve iman ışığı ile okuması yine kalpteki imana ve onun derecesine bakıyor. Dolaysıyla ikisinin mütekabil bir şekilde alış verişleri çelişki değildir.

(1) bk. İşarat’ül İ’caz, Bakara suresi, 7. Ayetin Tefsiri.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...