Block title
Block content

"Lüzumlu olmayan yerlerde veya zihinlerin istidadı olmayan meselelerde veyahut zamanın kabiliyeti olmayan noktalarda, bir fezleke ile icmal etmiştir, füruatı akıllara havale etmiştir." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve aynı zamanda, lüzum görülen meselelerde, ihtiyaca göre izahatta bulunmuştur. Lüzumlu olmayan yerlerde veya zihinlerin istidadı olmayan meselelerde veyahut zamanın kabiliyeti olmayan noktalarda, bir fezleke ile icmal etmiştir. Yani, esasları vaz etmiş, fakat o esaslardan alınacak hükümleri veya esasata bina edilecek füruatı akıllara havale etmiştir."(1)

Kur’an, insanlık için gerekli ve ihtiyaç olan konuları en ince ayrıntısına kadar izah ve tafsil ederken, insanlık için gerekli ve ihtiyaç olmayan konuları da zikretmeyerek ya da özet olarak üzerinden geçerek gereksiz yere zihinleri meşgul etmemiştir. İzah edilmeyen hususların izah edilmeme gerekçelerine burada işaret ediliyor.

 Bir kısmı lüzumlu ve gerekli olmadığı için izah edilmemiştir. Yani Kur’an meseleyi izah ederken muhatabın istifade ve faydasına bakıyor. Fayda vermeyecek gereksiz malumatların tafsilatı ile izah edilmesi belagate uygun düşmez.

Diğer bir kısmı, zihinlerin kabiliyetli olmamasından dolayı zikredilmemiştir. Mesela atomdan ve onun içindeki protondan ve nötrondan bahis açsa, muhatabın büyük bir kısmı bundan bir şey anlamaz ve anlayamaz. Zira zemin ve zaman müsait değildir. Öyle ise Kur’an meseleleri izah ve şerh ederken herkesin kavrayabileceği hususları zikrediyor.

Ama bunun yanında Kur’an, her meselenin esasını ve temelini zikredip yerleştirdikten sonra, geri kalan detay ve feri meseleleri de akla havale edip insan zihnine bir hareket vermiştir. Yani Kur’an her meseleyi bizzat kendi tafsil etmeyip bir kısmını akla havale ederek, hem insana değer atfetmiş hem de eğitimde önemli bir metot olan insana etkenlik ve faallik vermiştir.

İnsan zihni Kur’an içinde matvi ve mahfi olan işaretlerin yardımı ile bir çok meselede edilgen değil etken olmuştur. Bu yüzden üç yüz elli bin tefsir kaleme alınmıştır. Bu kaide maddi ve manevi her hususta böyledir. Bir çok detaya ait inanç noktaları Kur’an esaslarının içinde ahz edilmiştir. İlm-i kelamdaki bir çok itikadi ve manevi hususlar, içtihadidir ve akli tefekkürün neticesidir.

(1) bk. İşârâtü'l-İ'câz, Bakara Sûresi, Âyet: 23, 24

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...