Block title
Block content

Madde dedikleri şey ise; suret-i mütegayyire, hem de hareket-i zâile-i hâdiseden tecerrüd etmez. Demek hudûsu muhakkaktır. Cümlesini açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hudus, bir şeyin sonradan meydana gelmesi, bir başka ifadeyle, bir şeyin evvelinin olması demektir. Hâdis, ise evveli olan şeye deniliyor. Maddenin hudusu, yani sonradan var edilmesi muhakkaktır, çünkü suret değiştiriyor ve hareket ediyor. Bir hareketi bir başkası takip ediyor. Bu ikinci hareketle, birinci hareket ortadan kaybolmuş oluyor.

Bu vecizede, maddenin iki önemli sıfatına dikkat çekiliyor. Birisi değişikliğe uğraması, diğeri de kendisinde sonradan meydana gelen ve kaybolup yerini bir başkasına bırakan bir hareket bulunması. Bunlar, maddenin hudusuna, sonradan yaratılmış bir mahlûk olduğuna delil oluyorlar.

Mümkinin varlığı hâdis olduğuna göre, sıfatları da hadistirler. Kendisi hâdis olanın, sıfatları ezelî olamaz. Zira ezelî sıfatlar ancak varlığı vacip ve ezelî olan Allah’a mahsustur.

Yukarıdaki hakikat dersinde, maddenin sıfatlarının hâdis olduğu ortaya konuldu. Hareket hadistir, bir hareketin yok olması ve yerine bir başkasının gelmesi her iki hareketin de hadis olduğunu gösteriyor. Buna göre madde bu hadis sıfatları taşıdığından, kendisinin de hadis olması gerekir.

Çünkü, hâdis sıfatlar ancak hâdis olan bir varlıkta bulunabilir. Bu son hüküm “hudusu muhakkaktır" ibaresiyle net biçimde ortaya konulmuştur. Aynı şeyi suret için de söyleyebiliriz. Madde suret, yani şekil değiştirdiğine göre, önceki şekli de sonradan takındığı suret de hâdistir. Hâdis bir sıfatı taşıyanın kendisi ezelî olamaz, o da hâdistir, sonradan yaratılmıştır, mahlûktur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...