Block title
Block content

"Maddeperver hükemâ ve zaîfü’l-itikad ehl-i nazarın vahdetü’l-vücudu ile evliyanın vahdetü’l-vücudu, tamamen birbirinin zıddıdır." izahı; bu iki akım birbiriyle nasıl karıştırılıyor, zaifü'l-itikad ehli nazar kimlerdir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ehl-i fikir, o hakaik-i zevkiyeyi nazarın mekayisine sıkıştırdığından, çok evham-ı bâtılaya menşe oldu. Maddeperver hükemâ ve zaîfü'l-itikad ehl-i nazarın vahdetü'l-vücudu ile evliyanın vahdetü'l-vücudu, tamamen birbirinin zıddıdır."

 "Beş cihetten fark vardır: Birincisi: Muhakkikîn-i sofiye, Vâcibü'l-Vücuda o kadar hasr-ı nazar etmiş ve müstağrak olmuş ve ehemmiyet vermişler ki, onun hesabına kâinatın vücudunu inkâr etmişler. Hükemâ ve zaîfü'l-itikad olanlar, maddeye o kadar hasr-ı nazar etmişler ve müstağrak olmuşlar ki, fehm-i ulûhiyetten uzaklaştılar. Ve o derece maddeye kıymet verdiler ki, herşeyi maddede görmek, hattâ ulûhiyeti onda mezcetmek, hattâ kâinat hesabına ulûhiyetten istiğnâ etmek derecede tarik-i müteassifeye girmişlerdir."

"İkincisi: Muhakkikîn-i sofiyenin vahdet-i vücudu, vahdetü'ş-şuhudu tazammun eder. İkincilerin, vahdetü'l-mevcudu tazammun eder."

"Üçüncüsü: Birincilerin mesleği zevkîdir. İkincilerin nazarîdir."

"Dördüncüsü: Birinciler, evvelen ve bizzat Hakka, nazar-ı tebeî olarak halka bakarlar. İkinciler, evvelen ve bizzat halka bakarlar."

"Beşincisi: Birinciler, Hüdâperesttirler. İkinciler, hodperesttiler."(1)

Maddeperver olan Hükema; panteist felsefedir. Vahdet-i Vücut; kelime olarak varlığı teklemek ve birlemek anlamındadır. Yani iki varlık yok, tek varlık var anlamında kullanılmıştır. Bu da nazarlarda ve kalplerde olan ikiliği ve kesreti giderip, nazarları tekliğe ve Allah’a hasretmek içindir. Yani bir çeşit, huzuru temin etmek için eşyanın ve kesretin birliğe ve tekliğe feda edilmesi anlamındadır. Bu yol maddeden sıyrılmış, kesretten kurtulmuş bir ruhun ve kalbin seyrü sülûkudur. Böyle olunca Allah namına kainatı ve mahlukatı yokluğa atar ve tevhitte huzuru kazanır.

Bir de bunu tersine çeviren, maddede ve kesrette boğulmuş, kalbi ve ruhu madde bataklığına saplanmış kişiler ve ekoller vardır. Bunlar da madde namına, Allah’ı inkar ediyorlar. Eşyanın varlığını tekleyip, eşyada fena buluyorlar. Eşyanın varlığını ayn-ı kadim zannediyorlar. Yani Allah gibi kadim ve ezeli tevehhüm ediyorlar. Bir çeşit, eşyayı, Allah’ın yerine ikame ediyorlar.

Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi; felsefede bunlara panteist deniyor. Yani eşya ile Allah’ı aynı görmek fikri... "Heme ost" yani her şey O'dur fikrini savunuyorlar. Halbuki "Heme ost" değil, "Heme ezost"tur yani her şey o değildir, her şey ondandır, eşya onun yaratması ve var etmesi ile varlık kazanırlar anlamındadır.

Zaîfü’l-itikad ehl-i nazar ise; İslam dairesi içinde bulunup da, vahdet-i vücudu sureten uygulamaya çalışan, kalbi İbn-i Arabi gibi inkişaf etmemiş mukallitlerdir. Bunlar belki panteist felsefe gibi doğrudan küfür ve şirk içinde değiller; ama bunların da bu meslekten dem vurmaları, çok büyük bir risk ve tehlike içermektedir.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Nokta.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...