Madem insanlardaki duygulara (öfke, sevgi ve hatta akıl gibi) fıtri sınır konulmamış. Duygular bizde yaratılıştan stabil bir durumda ve irademizin tefrit, ifrat ve vasat olmasında rol oynuyor. Nasıl birisinin aklı benim aklımdan üstün olabiliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsandaki kuvveler sabit değildir. Belki tohumlar gibi daima neşvünemaya kabildir. İnsan cüz-i iradesini kullanarak bu tohumlardan hayır ve şer meyvelerini elde edebilir. Elde edeceği meyvenin istikameti sünnet-i seniyye dairesinde amel ederek vasatı bulmasıyla orantılıdır.

İnsandaki kuvveler de herkeste bir değildir. Çünkü her insanın aynı olması da imtihana zıttır. Her insanın mazhar olduğu esma-i İlahiye farklı olduğu gibi, bu esmanın mazharı olan istidat ve kabiliyetler de farklı özelliktedir. Fakat bu farklılık imtihanda herhangi bir adaletsizliğe vesile olmamaktadır. Mesela, zengin ile fakirin maddi durumları farklı olsa bile, zenginin şükür etmesi, zekat, sadaka ve hac gibi vazifeleri ifa etmesi gibi bir imtihana tabi iken, fakirin de halinden memnun olması ve sabır etmesi gibi bir imtihanı vardır. Zeka seviyesi yüksek olan birisinin amirlikte bir imtihanı varken, zekası ona göre daha düşük birisinin memuriyette bir imtihanı vardır.

Özetle, insana verilen bu kuvveler hikmetin iktizası ve kabiliyetin müsaadesi ile farklı olabilir. Fakat kuvveler, insanın iradesi ile İslam fıtratı olan itidale getirilebilir. İşte fazilet, Cenab-ı Hakk’ın o kişiye istidadına göre bilkuvve verdiği farklı duygu ve kuvveleri mücahede ile vasata getirip ifrat veya tefritten kaynaklanan fıtrat kanunlarına karşı isyandan alıkoymasıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...