Block title
Block content

Madem kanun kudretin teccelisidir ve ruh vücudu harici giymiş bir kanun ise, ruha Allah'ın kudret teccelisidir diyebilir miyiz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Demek, nasıl ki sıfat-ı iradeden ve âlem-i emirden gelen şuursuz kavânin, daima veya ağleben bâki kalıyor. Aynen onların bir nevi kardeşi ve onlar gibi sıfat-ı iradenin tecellîsi ve âlem-i emirden gelen ruh, bekaya mazhar olmak daha ziyade kat'îdir, lâyıktır. Çünkü zîvücuttur, hakikat-i hariciye sahibidir. Hem onlardan daha kavîdir, daha ulvîdir. Çünkü zîşuurdur. Hem onlardan daha daimîdir, daha kıymettardır. Çünkü zîhayattır."(1)

Ruh kudretin değil, irade sıfatının bir tecellisidir. Biz, kanun kudretin tecellisidir derken, kanuna konu olan eylem ve amelin kudretin tecellisi olduğunu kast ediyoruz.

Mesela, suyun kaldırma kanunu ile suyun eşyayı kaldırması farklı şeylerdir. Kaldırma kanunu irade sıfatının alanı iken, suyun bizzat cisimleri kaldırması ise kudret sıfatının bir tecellisidir. Yani irade sıfatı suya emrediyor, kudret de o emri ifa ediyor. Tıpkı yasama ve yürütme gibi. İrade yasama yapıyor, yürütme olan kudret de o yasaları fiile döküyor.

 Üstad Hazretlerinin yukarıda ifade ettiği gibi ruh, alem-i emirden gelen bir cilve-i iradedir. Bu husus en net şekli ile Risale-i Nur'da şöyle ifade ediliyor:

"Sabit ve hem daim fıtrî kanunlar gibi, ruh dahi hem âlem-i emir, hem irade vasfından gelir."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, İkinci Maksat.

(2) bk. a.g.e., Lemeat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Maksat, Birinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2518 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...