Block title
Block content

"Madem lezzet ve zevk için ölümü hatıra getirmeyip dalalet ve sefahete atılıyorsun, katiyen bilki; senin dalaletin hükmüyle bütün geçmiş zamanın mazi olmuş ve madumdur..." paragrafını izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Biz hayatın her bir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz; bize karışma."

"Ben de cevaben dedim: Madem lezzet ve zevk için ölümü hatıra getirmeyip dalâlet ve sefahete atılıyorsun. Kat'iyen bil ki, senin dalâletin hükmüyle bütün geçmiş zaman-ı mazi ölmüş ve mâdumdur. Ve içinde cenazeleri çürümüş bir vahşetli mezaristandır. İnsaniyet alâkadarlığıyla ve dalâlet yoluyla, senin başına ve varsa ve ölmemişse kalbine, o hadsiz firaklardan ve o nihayetsiz dostlarının ebedî ölümlerinden gelen elemler, senin şimdiki sarhoşça, pek kısa bir zamandaki cüz'î lezzetini imha ettiği gibi, gelecek istikbal zamanı dahi, itikatsızlığın cihetiyle yine mâdum ve karanlıklı ve ölü ve dehşetli bir vahşetgâhtır."(1)

Evvela, burada muhatap inkarcı ve maddeci bir insandır. Yoksa imanı olduğu halde günahta giden bir insan hedef edilmiyor. Risale-i Nurlar günahkar birisini itikatsız addetmez, sadece kamil imandaki manevi lezzetleri tadamaz, diyerek günahlardan sakındırıyor.

 Bu manaya, konunun evvelindeki şu ibareler işaret ediyor:

"Ben o Eskişehir Hapishanesindeki müşahede ile meşgul iken, sefahet ve dalâleti terviç eden bir şahs-ı mânevî, insî bir şeytan gibi karşıma dikildi ve dedi:"

"Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz; bize karışma."(2)

İkincisi, münkir, ölümü bir yokluk ve hiçlik olarak gördüğü için, mazi onun nazarında yaşanmış ve bitmiş büyük bir kabristan hükmündedir. Mazide gördüğü ve yaşadığı  ne varsa hepsi yokluğa gitmiş ve kaybolmuşlar. Çok sevdiği anası babası, akrabaları toprak olup hiçlik denizine karışmışlardır. İnsan bu düşünce ve bu gerçeklerle, hazır anında lezzet ve zevk edemez. Böyle bir halet içinde ancak akıldan mahrum olan hayvanlar lezzet alıp zevk edebilir.

İnsan insanlığın gereği olan akıl ve kalp ile bu yokluk ve hiçlik içinde maddi zevk ve lezzetleri takip edemez. Nasıl yakını ölmüş bir adam iştahtan kesilip zevk ve lezzeti acılaşıyor ise, aynı şekilde maziyi koca bir yokluk ve hiçlik gören bir adamın da hazır zamanda zevk ve sefaya dalması mümkün ve kabil olmaması gerekir.  

Dipnotlar:

(1) bk. Şualar, On Birinci Şua, Üçüncü Mesele.
(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Eneskanaat
Hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatma ve tattırmayı isteme, hedonizmdir. Ancak, hedonizm fikrini taşıyan insanların akıbetleri hayır olmamaktadır. Mesela, ilk Türk kadın tiyatro oyuncusu olan Afife Jale uyuşturucu bağımlılığından ötürü 1941 yılında ölmüştür.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...