"Madem o hadsiz mahbubat fânidirler, beni bırakıp gidiyorlar; onlar beni bırakmadan evvel ben onları ﻳَﺎ ﺑَﺎﻗِٓﻰ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ demekle bırakıyorum." Sevdiklerimizi nasıl bırakacağız; konuyu açar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bütün mahlûkat, fanidir, gelip geçicidir. Bâki, Kadîm ve Vacibü’l-Vücud Allah’tır. İnsan Cenab-ı Hakk’ın sıfatlarının, cemal ve kemalinin bir aynasıdır. Bir nehrin yüzündeki kabarcıkların sürekli olarak değişmesi gibi, biz de her an değişmekteyiz. Bir zamanlar dedelerimiz ve babalarımız Allah’ın isimlerinin aynası idiler, şimdi ise onların bedeline o ayinedarlık vazifesini bizler yapıyoruz. Bu hal kıyamete kadar böyle devam edecektir.

Sevdiklerimizle ebedî alemde beraber olmanın yolu dünyanın fani zevklerine gönül bağlamayıp o ebediyet yurdu için çalışmaktan geçiyor.

Bu konuda Üstat hazretleri şöyle buyurur:

Dört şey için dünyayı kesben değil, kalben terketmek lâzımdır:

1. Dünyanın ömrü kısa olup, süratle zeval ve guruba gider. Zevalin elemiyle, visalin lezzeti zeval buluyor.

2. Dünyanın lezâizi zehirli bala benzer. Lezzeti nisbetinde elemi de vardır.

3. Seni intizar etmekte ve senin de süratle ona doğru gitmekte olduğun kabir, dünyanın ziynetli, lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmez. Çünkü dünya ehlince güzel addedilen şey, orada çirkindir.

4. Düşmanlar ve haşerat-ı muzırra arasında bir saat durmakla dost ve büyükler meclisinde senelerce durmak arasındaki muvazene, kabir ile dünya arasındaki aynı muvazenedir. Maahaza, Cenâb-ı Hak da bir saatlik lezzeti terk etmeye davet ediyor ki, senelerce dostlarınla beraber rahat edesin. Öyle ise, kayıtlı ve kelepçeli olarak sevk edilmezden evvel, Allah’ın davetine icabet et." Mesnevî-i Nuriye

Akıllı insan, dünyaya çalışmakla birlikte ona gönül bağlamayan ve onunla tatmin olma vehmine kapılmayan insandır.

Akıllı insan, saçındaki aklarda ölümün güzel yüzünü gören ve dünyadan çok daha güzel olan berzah âlemine güzel ameller, sevimli arkadaşlar gönderen insandır.

Allah’ı sevmek için mahlûkattan nefret etmemiz gerekmiyor, sadece mahlûkatı Allah adına ve O’nun namına sevmemiz gerekiyor.

Sevdiklerimizi Allah namına seveceğiz, onlarla saadet menzili olan cennette ebediyen beraber olmak için çalışacak, onları da bu yola teşvik edeceğiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...