"Madem öyledir; bu Sözün lâtif tevafukat-ı harfiyesindendir ki, (mebhasındaki) hem sahifenin yirmi iki olmak itibarıyla, yazı bulunanların yerinde, yarısından ziyade yazılı bulunan sahifelerin hakikî ve itibarî satırlarına..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Madem öyledir; bu Söz'ün lâtif tevafukat-ı harfiyesindendir ki, (mebhasındaki) hem sahifenin yirmi iki olmak itibarıyla, yazı bulunanların yerinde, yarısından ziyade yazılı bulunan sahifelerin hakikî ve itibarî satırlarına ve baştaki yaprağın cilt üstünde isminin iki satırı ilâvesiyle bin üç yüz kırk iki (1342) ilh... Hem o mebhastaki bu cümle, hem âhirdeki beyaz sahifeyi saymak cihetiyle altmış altı olup baştaki âyetin melfuz altmış altı hurufuna tevafuk ediyor. Birinde, âhirdeki iki beyaz sahifeyi saymak cihetiyle altmış yedi olup baştaki âyetin melfuz altmış yedi hurufuna tevafuk ediyor..."(1)

Önce şunu itiraf edelim ki, bu ifadeler -gözükmeyen- şeylerden bahsettiği için çözümü oldukça zordur. Bununla beraber, Allah'ın rahmet ve inayetine sığınarak anlayabildiklerimizi yazmaya gayret ederiz.

a) “bu Söz'ün lâtif tevafukat-ı harfiyesindendir…” demek, “Onuncu Söz'ün harflerinin tevafuklarındandır ki” demektir.

b) Onuncu Söz'deki tevafuk İşaratu’l-İ’caz ile karşılaştırılmıştır. Bu da gösteriyor ki, Onuncu Söz'deki tevafuklar, İşaratu’l-İ’caz’da olduğu gibi, sayfaların başlarında görülen harflerin tevafuklarıdır. (10 Elif, 8 mim gibi).

c) “hem sahifenin yirmi iki olmak itibarıyla.” ifadesini “ilgili tevafukların bulunduğu sahifenin numarası” olarak anlamak mümkündür.

d) Barla Lahikası'nda; “yazı bulunanların yerinde” ifadesinden sonra gelen “yarısından ziyade yazılı bulunan sahifelerin” ifadesi parantez içinde verilmiştir.

Bu şekilde verilmesi, bu ifadenin önceki ifadeyi pekiştirmeye yönelik olduğunu göstermektedir.

Buna göre, “yarısından ziyade yazılı bulunan sahifelerin” ifadesi, “yazı bulunanların yerinde” ifadesinin bir nevi açıklamasıdır.

e) Kuvvetli ihtimalle, o zaman Osmanlıca teksir makinesi ile yazılan veya mahdut olan Onuncu Söz'ün bazı sahifeleri yazılmış bazıları da boş bırakılmıştır (İşaratu’l-İ’caz’ın böyle bir nüshasını görmüştük).

Demek ki “yarısından ziyade yazılı bulunan sahifelerin” içerisinde yer alan “hakiki ve itibari satırlarına” (açıkça yazılan veya boş bırakılmış yerlerde tasavvur edilen satırlarına), başta Onuncu Söz'ün isminin geçtiği iki satır da ilave edilse, oradaki ifadelerdeki harflerin sayısı: 1342 (Rumi) olur. Bunun miladi karşılığı 1926-27’dır ki, Onuncu Söz'ün telif tarihidir.

(1) bk. Barla Lâhikası, 241. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...