Block title
Block content

"Mahbub-u bilhak ve habîb-i hakiki olan Zât-ı Zülcelâl, hakiki olan kemâlâtını ve sıfât ve esmâsının güzelliklerini kendine lâyık bir tarzda sever, muhabbet eder..." Bu cümleyi izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Çirkin ve eksik olan şey; kişinin kendisine ait olmayanı, malı gibi sahiplenip, benim diye kibirlenmektir. Yoksa kendine ait bir meziyet ve güzelliği sevmekte bir sakınca yoktur. İnsanların kendini beğenmesi ve kendine muhabbet etmesindeki çirkin ve yanlış taraf, Allah’a ait nimet ve faziletleri unutarak kendine mal etmesindendir.

Evet, insan Allah’ın isim ve sıfatlarına bir aynadır. Allah’ın isim ve sıfatlardan gelen kemalat ve güzellikleri sadece üzerinde gösterip ilan eder. Yoksa malikiyet davasına sapamaz. Allah’a ait olan güzellikler benim deyip gururlanamaz. İnsanlar arasında kendini beğenmişlik ve gururun çirkin olması bundandır. İnsan, üzerinde tecelli eden hiçbir şeye sahip olmadığı için, hiçbir şeyde övünüp kibirlenmeye de hakkı yoktur.

Allah’a ait olan ezeli ve ebedi güzellikler kendi Zat-ı Akdesine ait olduğu için, bu kemalat ve güzellikleri kendine layık bir tarzda sevip muhabbet etmesinde, hiçbir yanlış ve gariplik söz konusu değildir. Zira Allah, başkasına ait bir güzellik ve kemalatı seviyor değil ki, çirkin bir durum olsun.

Bir de Allah’ın kendi cemal ve kemalini sevmesi, bizim örfi olarak anladığımız bir sevmek değildir. Allah, ne zatında ne şuunatında ne sıfatında ne isimlerinde ne de icraatlarında mahlukata ve yaratılmışlara benzer. Allah’a ait şuunatlar (hâl ve keyfiyetler) bizim idrakimizin ihatasında ve dairesinde olmadığı için, insana ait örfi hal ve keyfiyetler ile kıyas etmemek gerekir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...