Block title
Block content

"Hiçbir nevi müteselsil-i ezelî değildir. İmkân bırakmaz. İnkılâb-ı hakikat olmaz. Mutavassıt nev'in silsilesi devam etmez. Tahavvül-ü esnaf inkılâb-ı hakaikin gayrısıdır." açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"İnkılâb-ı hakikat olmaz. Mutavassıt nev'in silsilesi devam etmez. Tahavvül-ü esnaf inkılâb-ı hakaikin gayrısıdır. Madde dedikleri şey, suret-i mütegayyire, hem harekât-ı mütehavvile-i hâdiseden tecerrüd etmediğinden hudûsu muhakkaktır."(1)

Ezeli ve ebedi olan hakikat asla ve kata değişmez ve dönüşmez, daimi ve sabittir. Mesela Allah’ın sonsuz kudretine asla acizlik ve zayıflık bulaşamaz, zira sonsuzluk buna fırsat vermez.

Öyle ise mümkün olan bir şey de asla ve kata ezeli olamaz. Öyle ise mahlukatın ezeli olması imkansız bir haldir. Başı ve sonu olan bir silsilenin ezeliyeti olmaz. Mahlukat sınıfları içinde ki değişim ve dönüşümler hakikatlerin değişmesine ve ters yüz olmasına misal değildirler.

Mesela bir bebeğin çocuk, genç ve ihtiyar olması asla hakikatin değiştiğine bir örnek teşkil etmez.

Madde ve onun içindeki değişimler, tam aksine maddenin hadis yani sonradan yaratıldığına delildir. Zira ezeli olan tam mükemmellikte olmak gerektiği için, değişimi ve hareketi kabul edip kaldırmaz. Yani ezeli olan bir şeyin gideceği ve çıkacağı bir makam yok ki oraya hareket edip dönüşsün. Madde hareket ve dönüşüm içinde olduğuna göre o zaman ezeli değildir demektir.

Değişim ve dönüşüm maddenin temel bir özelliği olduğu için, maddenin ezeli olma ihtimalini ebedi olarak ortadan kaldırıyor demektir. Yani değişen, dönüşen, bir halden bir hale hareket eden her şey hadistir, mahluktur, yaratılmıştır ve asla ezeli bir kemal ve değer kazanamaz demektir.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Nokta.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...