"Mahz-ı tevhid dini olan İslâmiyet içinde, dünyaca yüksek mertebede olanlar ya enâniyeti ve gururu bırakacak veya dindarlığı bir derece bırakacak. Onun için, bir kısmı lâkayt kalıyorlar, belki dinsiz oluyor.." hakiki bir müslüman, şirket CEO'su olamaz mı?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İslam dininde vasıta ve sebepler olmadığı ve doğrudan tevhit hakikati hakim olduğundan, Müslüman, bu yapının gereğince, benlik ve gururunu terk edip terbiye etmesi gerekiyor. Dünyanın makam ve mevkileri, insanın benlik ve gururunu takviye ve teyit eden unsurlar olduğu için, dindarlık ile bağdaşması çok zor oluyor. Bu yüzden ikisini bir arada götüremeyeceğini gören ehli takva Müslümanlar, dünyanın mevki ve makamından kaçınmışlar, çekinmişler.

Yalnız her ikisini götürmek imkansız bir durum değildir. Nitekim dört halife, Ömer Bin Abdulaziz, Mehdi Abbasi gibi hem dindar hem de devlet başkanları tarihte bulunmuşlar. Dindar insanlar yönetici olamaz deyip, önemli mevkileri dinsiz ve fasıklara bırakmak hatalı bir bakış açısı olur kanaatindeyiz. Üstad Hazretlerinin bu ifadelerinden böyle bir sonuç çıkmaz. Üstad Hazretleri sadece dikkat ve ihtimam edilmesi gerektiğini vurguluyor.

“Veya dindarlığı bir derece bırakacak.” ifadesi, manen kamil ve mükemmel bir seviyeye çıkmasını zorlaştırır, demektir. Nitekim tarihte dört halife derecesinde, hem dindar hem de idareci olanlar çok azdır. Yoksa yöneticilik tamamen dini ve dindarlığı sıyırır atar denilmiyor. Dindar insanlar önemli makam ve mevkileri elde etmeli ve o makamları Allah yolunda kullanmaya gayret etmelidir.

Mesela X firmasında CEO fasık veya dinsiz olduğu için çalışanlara namaz kıldırmıyor, bunun yerinde dindar bir yönetici olsa idi o firmanın şekli ona göre değişirdi...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...