ENDİŞE HİSSİ

“İnsanda binlerle hissiyat var.”(1)

His dünyasını yerinde kullanmak, insan için büyük bir terakki ve tekâmül vesilesidir.

Sevgi, korku, şefkat, endişe, merak gibi hisler, eğer yaratılış gayeleri istikametinde kullanılırsa, insanı hem bu dünyada hem de öte âlemde mesut ederler.

Bu binlerce hissiyattan sadece bir örnek verelim:

İnsanda bir “endişe” hissi vardır. İnsan bu hissini sadece istikbâl endişesinde kullanarak “yarın ne kazanıp ne kaybedeceğine” sarf ederse, bu kıymetli hissi sadece dünya menfaatlerinde kullanmış olur. Halbuki asıl endişe edilecek şey insanın bu fâni dünyadan ebediyet ülkesine imanla göçüp göçmeyeceğidir. Ruhu bu endişe ile dolu olan bir mümin, elinden geldiğince güzel ameller işler ve yine büyük bir hassasiyetle günahlardan, isyanlardan uzak durur.

Bu hissin bir başka kullanma sahası, insanların dinsiz ve ahlaksız olma tehlikesine maruz kalmalarını dert edinmek ve bu konuda neler yapmak gerektiğine kafa yormaktır. Böyle bir endişe, sahibini manen terakki ettirir, bir şeyler yapabildiği taktirde ise onun sevabını ayrıca kazandırır.

(1) bk. Mektubat, Dokuzuncu Mektup.

Yükleniyor...