Block title
Block content

"Maksadım, ona o risaleyi yazdırmak, onu has talebeler dairesine idhal etmekti. Yoksa ona o zahmeti vermezdim." Bu cümleden, has talebelerin içine girme şartının bir risale de olsa yazmak olduğunu mu anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yazı bir araçtır, maksat değildir. Maksatlar bakidir, ama araçlar değişebilir. Bir zaman diliminde çok önem arz eden bir araç, başka bir zaman diliminde önemini başka araçlara devredebilir. Ama maksat daimidir, her zaman gereklidir.

Hattı Kur’an maksat ve esastır. Bu sebeple daimi ve bakidir. Hattı Kur’an’ı yazı ile muhafaza etmek Üstad'ın döneminde araç olarak çok mühimdi. Şimdi hattı Kur’an’ı matbaa ve başka araçlarla muhafaza etmek daha önemli hale geldi. Yani maksat devam ederken, araçlar yer değiştirdi.

Bu hakikatin Kur’an ve hadislerde de benzerleri vardır. Mesela Allah, düşmanlara karşı hazırlıklı olmayı emrediyor. Bunu emrederken de düşmanlara karşı "at besleyin" diyor. Şimdi düşmana karşı hazırlıklı olmak esastır ve değişmez. Ama düşmana karşı "at besleyin" emri zamanın şartlarına göre değişir. Şimdi atın yerine top, zırhlı araçlar, tank ve füze yapmak gerekir. Ayetin zahir manasını donuklaştırıp, ben attan başka bir şey beslemem demek yanlış olur.

O dönemin en güzel savaş aracı at ve ok iken, şimdi tank ve füzedir, uçaktır. Ama düşmana hazırlıklı olmak ayeti her daim geçerlidir. Hattı Kur’an’ı el yazısı ile muhafaza etmek Üstad'ın döneminde çok gerekli idi, şimdi ise başka araçlarla bu iş yapılıyor. Bu yüzden ille de el yazısı diye ısrar etmek yanlış olur. Ama yazanlara da "neden yazıyorsun" demek ve tenkit etmek de doğru olmaz.

Sonuçta, yazmak halihazırda da bir ibadettir. Dileyen yazar, ibadet sevabını alır, dileyen matbusunu alıp okur öyle sevap kazanır. İki tarafın da birbirlerini yanlışlık ve hata ile itham etmesi doğru olmaz. Geniş ve hoşgörü ile meselelere bakarsak, ortada sorun ve niza kalmaz inşallah. 

Haslar dairesine girmek için o zamanda yazmak bir zaruretti, ama şimdi değil diye düşünüyoruz. Şimdi okumak ve anlatmak yeterlidir.

Her zamanın bir hükmü vardır. Bazen zaman ve şartlar bazı şeyleri çok önemli ve gerekli hale getirirken,  bazen de sıradan ve basit bir şey haline getirir. Üstad'ın döneminde yazı ile Risale-i Nurları çoğaltmak ölüm kalım meselesi idi. Zira o dönemde matbaa ve bilgisayar gibi araçlar olmadığı için, tek çoğaltma yolu el ile yazmak idi. Şimdi şartlar çok değişti; matbaa var, bilgisayar var. Artık Risale-i Nurları yazmak ve çoğaltmak çok rahat bir şekilde  yapılabiliyor.

Şimdi şartlar ve zaman, okumayı, yaşamayı ve anlatmayı gerekli hale getirmiştir. Biz bunları bırakıp, yazmak üstünde zaman kaybedersek, ya da yazma üstünde kavga çıkaracak olursak, o zaman asıl vazife olan iman ve Kur’an hizmeti zarar görür, zaman ve gayret israfı yaşanır.

Özet olarak, bu zamanda Risale-i Nurları el ile yazıp çoğaltmak bir zaruret olmaktan çıkmıştır kanaatindeyiz. Ancak aksini iddia edenlere de saygı duymak gerekir ve saygı duyuyoruz. İsteyen şahsi olarak yazabilir. Yazmayana da "Neden yazmıyorsun, sen talebe olamazsın?" demek yanlış bir davranış olur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

drerkan
Yazan kardeşlerimiz orjinali muhafaza görevini de yapıyor İnşallah.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...