Block title
Block content

"Mânâlar kalbden çıktıkları vakit, sûretlerden çıplak olarak hayale girerler; oradan sûretleri giyerler. Hâyâl ise, her vakit bir sebeb tahtında bir nevi sûretleri nesceder. Ehemmiyet verdiği şeyin sûretlerini yol üstünde bırakır." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu cümle, hayaline gelen kötü bir mana yüzünden kalbinin bozulduğu vehmine kapılıp vesveseye düşen kişiye bir ilaç niteliğindedir. İnsanın kabinde bir kötü düşünce yahut bir yanlış inanç yoksa kalpten çıkan manalar temizdirler. Bu temiz manalar, daha sonra günlük olayların tesiriyle kirlenen, lekelenen hayale uğradıklarında bazen çirkin suretler alabilir. Bu halde insan vesvese ederek kalbinin bozulduğunu zannedebilir. Kirlenen hayalini kalp bozulması şeklinde değerlendirenler şeytanın vesvesesine kapılırlar.

Bu cümleler aynı zamanda bir konuşmanın kademelerinin de açıklaması niteliğindedir. Nasıl ki bir yemeğin yapılmasında hazırlık çalışmasından tut ta pişirme, yeme ve lezzetlenmesine kadar merhaleler var ise; konuşmanın da bundan daha letafetli, ince nazik fakat önemli kademeleri vardır.

1) Evvela kalpteki çıplak olan manalar irade sıfatından talimat alıp harekete geçerek çıkarlar, ilk yer olarak hayale gelirler.

2) İnsanın hayali meslek, ahlak, maneviyat veya tesir altında kaldığı bir olayla ilgili manzara ve suretlerle doludur. İşte manalar hayale geldiğinde, o an hangi elbise veya suret var ise onu giyer ve onunla kuşanır. Çünkü manalar çıplak olamazlar, ya şekil veya suret veya ses ya da yazı ve hadisatla, kendilerini tezahür ettirirler. Hayaldeki suret ve şekiller ne kadar kutsi, güzel ve hoş , latif ise manalar o kadar güzel, tesirli ve net olarak içinde görünürler.

3) İşte lisan ve konuşma da hayaldeki bu suret ve şekilleri karşıya anlatmaktır.

Bu suret ve şekillerin letafeti nispetinde manalar cam gibi perdesiz ve lekesiz muhataba akseder.

Bu sebeple insanın hayali pis ve rezil şeylerle kirlenmemeli ki, manalar onları giyip veya onlara temas edip lekelenmeden güzel ve müessir olarak çıkabilsin.

İnsanın kalbi kabir gibidir, kalpte manalar kabirdeki emvat gibi çıplaktır. Kalbin ve kabrin dışı ise, hayal alemi gibidir, olaylarla doludur.

Önemli olan güzel ve hoş manalara hayaldeki mevcut olan güzel ve uygun libasları giydirmektir. Bu sanatı ve mahareti kim becerir ise o insan iyi bir hatiptir.

* * *

Kalpten çıkan manaların suret giydikleri yer hayaldir. İnsanın hayali suretlerin ve şekillerin dokuma ve imal merkezidir. İnsanın hayali ne kadar güzel, zengin ve ulvi şeylerle meşgul olursa; manalar o kadar nezih ve mükemmel bir şekilde muhataba akseder. Bazen insanın hayalinde bazı sebeplerden dolayı çirkin, mülevves, pis ve murdar şeyler bulunabilir.

Kalpteki ulvi manalar çıplak çıkmazlar. Mutlaka hayalde kendilerine layık libası giyerler, öylece çıkarlar. İşte bu yüksek manalar hayalden geçerken pis ve murdar olan suretlere dokunabilir, yakınlaşabilir, yan yana bulunabilir. Vesveseli adam, bu yakınlaşmayı ve teması sanki manalar o libasları giyiyormuş zannederek şüpheye düşer.

Kalpten çıkan bu yüksek ve ulvi manalarla, hayalde dokunan murdar ve pis suretlerin; birbirine yakınlığının izahını yapamadığından dolayı, iki zıttı birbirine karıştırarak kalbinin ve maneviyatının bozulduğunu zanneder, tehlikeye düşer.

Hâlbuki pis bir delikten semanın yıldızlarına bakan bir adamın, ne kendisine ne de baktığı yıldızlara o pis deliğin pisliği bulaşmadığı gibi, ulvi manalarla hayaldeki çirkin suretlerin yakınlığı manalara ve hakikatlere zarar vermez.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, İkinci Vecih | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 8425 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

aysenurbuzrul
Allah razı olsun, mana açıldı elhamdulillah.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Adem68474

Ehemmiyet verdiği şeyin sûretlerini yol üstünde bırakır." Bu cümle nasıl anlaşılır ?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Önem verdiği konuları soyut ve çıplak bırakmaz onları daha sonra hatırlamak için ona bir elbise giydirir. "Sûretlerini yol üstünde bırakır." ifadesi geri döndüğünde bulması için üzerlerine bir im bir iz bırakır demektir. 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...