Block title
Block content

"... marifetullahın şahitleri, burhanları üç çeşittir. Bir kısmı su gibidir. Görünür, hissedilir, lâkin parmaklarla tutulmaz..." Su, hava, nur bölümlerindeki görünen nedir; nurun basiret nuruyla avlanmasını izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Görünmek" ifadesi; burada izafidir, ille de gözle görmek anlamına gelmiyor. Mesela, burun koklamak ile görür, kulak işitmek ile görür, kalp cezbe ve aşk ile görür, akıl mantık ve akletme ile görür, dil tatmak ile görür vesaire...

Aklın mantık örgüsü ile tefekküre ait ince bir manayı yakalaması, aklın o delili avlaması olurken, kalbin cazibedar bir cemale cezbolması da kalbin bir avlama yöntemidir. İnsanın mahiyetinde bulunan her bir duygu ve hissiyatın kendine özgü bir avlanma yöntemi bulunuyor.

Allah’ın marifetine ve varlığına dair deliller, kesafet ve letafet bakımından farklılık arz ederler. Buna mukabil o delil ve marifetleri idrak ve tartmak noktasında insana verilen cihazlar da kesafet ve letafet noktasından farklılık arz eder. Kesif bir cihaz ile latif bir marifet idrak edilip tartılamaz. Aynı şekilde kesif bir marifet latif bir cihaz ile anlaşılmaz. Mesela, insanın zahiri hisleri içinde gözün avladığı bir marifeti kulak ve burun avlayamaz. Kulak yolu ile gelen bir delili bir marifeti göz idrak edemez ve hakeza...

Allah’ın marifetine işaret eden delillerden nurani olan kısmını, ancak nuraniyet kesbetmiş kalp ve ruh gibi hasseler idrak edebilir. Zira bazı nurani ve latif  deliller var ki aklın ve cismin kesif kalıplarına sığmıyor, onlar ile avlanmıyor. Onları ancak nuraniyet ve letafet kazanmış ince hasseler idrak edebiliyor. Bu yüzden nurani ve latif olan delilleri kesif mizanlarla tartmamak gerekir.

Mesela, kömür gibi kaba ve kesif olan madenler, sarrafın terazisinde tartılmaz; ancak kantarda tartılabilir. Sarrafın ince ve hassas terazisinde ancak latif ve kıymetli altın ve mücevherler tartılabilir.

İnsan, sahip olduğu his ve duyguları iman ve ibadet ile terakki ve tekemmül ettirip nuranileştiremez ise, latif ve nurani olan marifet işaretlerini hissedip idrak edemez. Allah’ın marifet işaretleri içinde öyle ince ve latif işaretler vardır ki, ne akıl ne kalp ne zahiri ve batini hisler onu idrak edemez, onu ancak tam nuraniyet kazanmış ali bir ruh hissedebilir.

Mesela, su letafet noktasından havaya nazaran daha kesiftir, toprağa nispeten daha latiftir. Su yemek borusundan rahatlıkla geçerken, nefes borusuna bir damla kaçsa insanı öldürüyor. Hava gibi latif olmadığı için ne nefes borusundan geçebilir ne de akciğer gözeneklerine ulaşabilir. Bu yüzden su gibi yarı latif yarı kesif marifet işaretlerini; ancak yarı kesif yeri latif olan akıl idrak edip hissedebilir.

Yine hava gibi nuraniyete ve letafete yakın duran marifet işaretlerini, nuraniyete yakın olan kalp idrak ile hissedebilir. Nur gibi tam nurani ve latif olan marifet işaretlerini ise; ancak tab’an tam nurani ve latif olan ruh idrak ile hissedebilir.

Bir insan ne kadar kesif ise yani madde ve cisimde kaybolmuş ise, o kadar latif ve nurani delillere uzaktır. Ne kadar nuraniyet ve letafet  kazanmış ise, nurani ve latif delilleri o kadar hissedebilir. Bu yüzden nuraniyet ve latefetin zirvesinde olan Allah Resulü'nün (asm) idrak edip hissettiği marifet delillerine kimse yetişemez.

Röntgen şuası maddi ziyadan daha latif olduğu için, kesif şeylerden geçerek batına nüfuz edebiliyor. Ona nispeten kesif olan maddi ziya eşyanın yüzünden ötesine geçemiyor. İşte latif ve nurani deliler aynı röntgen şuası gibidir, en ince duygu ve hislere sirayet edebilir. Kesife yakın olan akli deliller ise, ancak akıl ve onun gibi kesif latifelere yerleşebiliyor.

Şu var ki; Allah, insana letafet ve nuraniyet kesp etme yolunu açık bırakmıştır. Şimdi madde ve kesafette hapsolmuş bir insan, başka birisinden nurani ve latif delilleri işittiği zaman hissetmediği için inkar eder. Ruha gelen nurani marifet delilleri akıl parmakları ile tutulmaz, kalbin hissettiği bir hakikat-i nuru maddi ve mantıki ölçüler tartamaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...