Block title
Block content

"Maymun dost oldu yardım etti, ayı neden etmesin. Bir hınzır seni boğar, bir ayı onu boğar. Ayı sana dost olur. Sakın bağrına dürtme kendine de saldırtma. Ger yangından yanarsan, seyl-i azîm gelirse, o da sana dost olur..." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Gâvurlardaki iki cereyanları nasıl görüyorsun?”
“Şimdilik biri necis, biri encestir. Tâhir-i mutlak yalnız desatir-i İslâmiyet'tir.”

“Öyleyse iki cereyana da lânet!”

“Evet. Lâkin bize bulaşmış olan encesin temizliği hesabına, onun izalesine çalışan necise necis demekle onu da kendimize sıçratmak, maslahat olmasa gerektir. Meselâ, bir hınzır seni boğuyor. Bir ayı da onu boğuyor. Ayının bağrına dürtmekle kendine musallat etmek, akıldan ziyade cünundur. Zaten bir cinnet-i müstevliye dünyaya dağılmıştır.”(1)

Üstadımıza sorulan bir soruya verdiği cevabı olduğu gibi alıp, izahı ona bina ederek yapmaya gayret edeceğiz. Gayr-i Müslimlerde çıkan iki tehlikeli ve zararlı cereyan soruluyor. Üstadımız bunlardan birisinin pis olduğunu, diğerinin ise çok daha pis ve necis olduğunu ifade ediyor. Bu iki cereyana da lanet edilebilir, lakin birisinin diğerine düşman olması ve saldırması, bize pisliğini sıçratmasına vakit bulamamasına sebep olduğundan onu kendimize düşman etmeye çalışmamak esasını işletiyor. Çünkü "Düşmanın düşmanı düşman kaldıkça dosttur" düsturunun uygulanması gerektiği derisini veriyor. Şu anda dünya siyasetinde izlenen temel bir kaideyi şöyle bir misalle veriyor;

Bir hınzır sana saldırdı, tam o esnada bir ayı hınzıra saldırdı; sen bu durumdan istifade ederek hem hınzırın hem de ayının şerrinden emin oldun. Ayı dolaylı bir şekilde sana hem dostluk etmiş oldu hem de yardım etmiş oldu.

Rusya, Türkiye’ye saldırmak üzere, tam o sırada Amerika Rusya’ya saldırdı; Amerika başka sebepten saldırmış olsa bile, bu durum Türkiye açısından tam bir nimet ve rahmettir. Bu ölçüyü diğer alanlara da tatbik edebiliriz.

Üstadımız burada kapitalizmi domuza benzetir. Evet domuz, kirli ve temiz, gayrimeşru ve meşru her şeyi yiyen ve yutan hâliyle “hırs” duygusunun sembolüdür. Freud ve Jung’un tabiriyle insanlığın kolektif bilinçaltı bir sembolünü ifade eder. Kapitalizmin temeline indiğimizde karşımıza, doymak bilmeyen ve gözü menfaatten başka bir şey görmeyen hırs duygusu çıkar.

Sosyalizmi ise, ayıya benzetir. Evet ayı da despotluk ve baskıcı yapının kolektif bilinçaltı sembolüdür. Sosyalizmin her şeyi devlet tekeline alan, kişisel üretime izin vermeyen, zaman içinde kişisel tüketime karışmaya kadar varan yapısı, onu insanları boğucu bir despotizme dönüştürdü. Bununla beraber ayılar, domuzlara göre daha münzevi, asosyal ve sakindirler. Domuzlar ise işgalci, talan edici ve hırçındırlar.

Üstad ekonomi ve siyaset dünyasını temsillerle şöyle okuyor:

“Dünya ekonomisini göz önüne getirirsek, kapitalizmin istilacı hırsı ile sosyalizmin münzevi ve kanaatkâr istiğnasının kavgasını ve boğuşmasını görürüz. Kapitalizmin hırsı bir domuz gibi, her yere girer, talan eder ve yer. Sosyalizmin istiğnası ise, bir ayı gibi ancak ihtiyaç için yuvasından çıkar; münzevi yaşar ve geri çekilir. Bu manada dünyanın ekonomik yapısı, hırs domuzu ile istiğna ayısının kavgasından ibaret bir manevi manzaradır.

Maymun ile Yunan Kralı Venizelos'u boynundan ısırarak ölümüne yol açan meşhur maymundan bahsediyor. Ayı ve hınzır ise teşbih ifade ediyor.

(1) bk. Rumuz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 225
Word indir Pdf indir
Paylaş

BENZER SORULAR

Yükleniyor...