"Mehâsin-i ubudiyetin binlerinden yalnız buna bak ki, Nebî Aleyhisselâm, ubudiyet cihetiyle muvahhidînin kalblerini iyd ve cuma ve cemaat namazlarında ittihad ettiriyor..." Nebi, Peygamberimizdir diye anlıyorum, neden (asm) değil de (as) kullanılmış?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bil ki, nev-i beşerde nübüvvet, beşerdeki hayır ve kemâlâtın fezlekesi ve esasıdır. Din-i hak, saadetin fihristesidir. İman, bir hüsn-ü münezzeh ve mücerreddir. Madem şu âlemde parlak bir hüsün, geniş ve yüksek bir hayır, zâhir bir hak, fâik bir kemal görünüyor. Bilbedâhe, hak ve hakikat, nübüvvet içindedir ve nebîler elindedir. Dalâlet, şer ve hasâret, onun muhalifindedir."

"Mehâsin-i ubudiyetin binlerinden yalnız buna bak ki, Nebî Aleyhisselâm, ubudiyet cihetiyle muvahhidînin kalblerini iyd ve Cuma ve cemaat namazlarında ittihad ettiriyor ve dillerini bir kelimede cem ediyor. Öyle bir surette ki, şu insan, Mâbûd-u Ezelînin azamet-i hitabına, hadsiz kalblerden ve dillerden çıkan sesler, dualar, zikirlerle mukabele ediyor."(1)

Konunun siyak ve sibakına baktığımızda, Peygamber Efendimiz (asm)'in şahsından ziyade, nübüvvet kurumu zikrediliyor. Peygamber Efendimiz (asm) bu kurum adına örneklendiriliyor. Bu yüzden Hazreti Peygamber Efendimize has olan (asm) unvanı değil, bütün peygamberleri temsil eden (as) unvanı zikrediliyor denebilir. Yani örnekteki Peygamber Efendimiz (asm) olabilir; ama konu bütünlüğü açısından mevzu bütün nübüvvet müessesidir diye anlıyoruz...

(1) bk. Lem'alar, On Yedinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...