Block title
Block content

Mehmed Salih adlı şahıs neden kendini "Milliyetini, memleketini candan seven; teninde, kanında, Kürtlük, Arnavutluk, Boşnaklık kanı kokusu olmayan, Erzurum’un eski milletvekillerinden, bacağı kesik, Yeşil Oğlu Mehmed Salih" olarak tanımlıyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bu ifadeleri doğru algılamak için, sadece "Kim söylemiş?" sorusunu değil, "Kime söylemiş, ne zaman söylemiş, nasıl bir atmosferde ve konjonktürde söylemiştir?" sorularını cevap bulması lazımdır. O zamanda devlete hükmeden, devlet imkanlarını kullanan hakim zihniyet, Üstad Hazretlerini sadece bir İslam alimi olarak değil, ayrıca bir Kürt kökenli görüp, menfi milliyetçilikten gelen bir tahkir ile ona karşı Türk gençliğini tahrik ediyorlardı. Yani Türk gençliğine; "Said Nursi Kürttür, siz ise Türksünüz, neden onu dinliyor ve onun etrafında toplanıyorsunuz?" diye şeytanca tahriklerde bulunuyorlardı. Türk gençliğini Üstad Hazretlerinden uzak tutmak için bütün sinsi yolları ve hileleri deniyorlardı.

İşte böyle bir zaman ve ortamda Mehmed Salih Ağabey böyle diyor:

“Milliyetini, memleketini candan seven; teninde, kanında, Kürtlük, Arnavutluk, Boşnaklık kanı kokusu olmayan, Erzurum'un eski milletvekillerinden, bacağı kesik, Yeşil Oğlu Mehmed Salih.”(1)

Bu ifadeleri ile o dinsiz, yalancı milliyetçilere âdeta şu mesajı veriyor;

"Mesele memleket sevgisi ise, ben memleketimi çok seven birisiyim, Türk diyorsanız ben halis Türküm ve bu iki halim Üstad Hazretlerine talebe olmaya ve onun o manevi iklimine girmeme engel değildir. Öyle ise size ne oluyor ki Türk gençliğini şeytanca Üstad Hazretlerinden uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz. O Türk gençliğine faydalı ve gerekli bir alim ve evliyadır, ondan istifade etmek ve ona talebe olmakta ne milliyet noktasından ne de vatanseverlik notasından bir sakınca ve mahzur yoktur diyor."

Türklüğünü vurgulaması, bu noktaları daha kuvvetli bir şekilde ihtar etmek içindir, yoksa kuru bir kavmiyetçilik davası değildir. 

(1) bk. Emirdağ Lahikası-I, 98. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

apolat
Bu ifadeler yıllardır kafama takılıyordu, nihayet anladım, Allah razı olsun.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
seyfii
Cevap için sağolun, onu anladık da, peki risalelerde birçok yerde bazı maslahatlar için değişiklik yapılmasına rağmen ırkçılık anlamına gelen bu "teninde kanında Kürt, Arnavut, Boşnak kanı kokusu olmayan" kısmı çıkarılmadı? Bence bu şekilde durması Kürt, Arnavut, Boşnak tarafından bakınca Risale-i Nur'a sadece zarar veriyor. Madem bunu savunmuyor ve Risaleler de bunun aksini ders veriyor bu ifadeler kitaptan çıkarılmalı.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)
Değişiklikleri yine üstad yapmıştır. Dolayısı ile şimdi bir müdahale imkansız gibi görünüyor. Üstadın varisi olan abilerin değerlendirmesi lazımdır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
drerkan
Çok güzel izah olmuş.maşaallah.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nurun fedaisi
Bir kişi bana sordu.. Bende size sorayım dedim.. Neden Risale-i Nur'da Kürd elfazının tağyir ve tebdili ırkçılık olamaması için de Türk lafzının olması böyle bir duruma sebebiyet vermiyor?.. Yani diyoruz ya Üstad ırkçılık manası olmasın diye Kürd lafızlarını tebdil etmiş.. Peki Türk lafzı olunca niye böyle bir durum mevzu bahis olmuyor.. Toplum nazarında Kürd milliyetçiliği kötü (menfî), Türk milliyetçiliği iyi (müsbet) addediliyor.. Milliyetçiliğin hepsi de kötü değil mi?.. Bu mevzuları izah eder misiniz?.. Selam ve dua ile..
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Üstadın örfen Kürd olması ve Kürt bir muhitten çıkması Kürtler açısından yeter bir sebeptir. Ama asıl büyük piyasa Türklerdir şayet onlar bazı tabirler yüzünden ürkütülürse durum vahim olur iman hakikatleri muhtaç gönüllere ulaşmaz. Irkçılık haramdır ırkçılığa varmayan millet sevgisi ya da milliyetçilik caizdir buna ruhsat vardır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...