Block title
Block content

"Me’mûrât ve menhiyât-ı şer’iyede illet, emr-i İlâhîdir ve nehy-i İlâhîdir. Maslahatlar ve hikmetler ise, müreccihtirler; emir ve nehyin taallûklarına ism-i Hakîm noktasında sebep olabilir." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın koymuş olduğu emir ve yasakların hakiki gerekçesi, fayda/zarar değil Allah’ın bizzat emretmesi ve yasaklamasıdır. Yani Allah bir şeyi faydasından dolayı emrediyor, zararından dolayı da yasaklıyor değildir.

Üstad Hazretlerinin ifade ettiği gibi bir hükmün hikmeti ayrı illeti ayrıdır. Hükmü geçerli kılan hikmet değil illetidir. Hükmün illeti yani varlık sebebi ise Allah ve resulünün emridir. Hikmet olmasa da emir hükmü devam ettirir. Hikmet sadece o emrin süsü ya da dünyevi meyveleri hükmündedir. Bu süs ve meyveler olmasa da hüküm yine bakidir. İşte bütün farz ve sünnetlerin illeti yani hakiki varlık sebebi  emr-i İlahi ve Nebevidir.

Allah emrettiği  şeylere maddi, manevi çok fayda ve hikmetler taktığı gibi, yasakladığı şeylere de çok zarar ve çirkinlikleri takmıştır. Ama bu zararlar ve menfaatler, hükmün illeti, yani gerekçesi değillerdir; hükmün asıl illet ve gerekçesi Allah’ın emretmesi ve yasaklamasıdır. Bu fayda ve zararların gitmesi ve kalkması hükmü, yani emir ve yasağı ortadan kaldırmaz. Emir ve yasaklara takılan fayda ve zararlar, her zamanda ve mekanda aynı olmayabilirler. Bazen bir bölgede zararlı olan bir haram, başka bir bölgede zarar vermeyebilir. Zarar vermedi diye haram hükmü bozulmaz, ortadan kalkmaz yasak devam eder.

Bu bakış ve hüküm; Ehl-i sünnete aittir. Mutezileye göre ise hükmün, yani emir ve yasağın asıl illeti yani gerekçesi fayda ve zarardır. “Yasak edilen şeydeki zarar kalkarsa, yasak da kalkar. Emirdeki fayda giderse, o emir de düşer.” diye safsata yapıyorlar.

Mesela Allah, hınzır / domuz etini yasaklarken, insan sağlına zarar verecek birçok özellikleri de beraberinde yaratmıştır. Ama bu zarar mutlak ve umumi olarak her bölge ve iklime şamil değildir. Onun için Üstad Hazretleri soğuk iklime sahip olan Avrupa bölgesinde hınzır etinin maddi zararlarının olmayabileceğine işaret ediyor; ama zararın olmaması yasağı ortadan kaldırmaz, diye de ihtar yapıyor.

Doktor, hınzır etinin zararları giderilirse, etin helal olabileceği tezini ileri sürüyor. Üstad Hazretleri de "etin haram kılınma sebep ve gerekçesi fayda/zarar değil, Allah’ın emir ve yasağıdır" diyerek, bu batıl teze itiraz ediyor.

Fayda / zarar emir ve yasaklara sebep değil teşvik edici olabilirler. Yani fayda emre motive edebilir, ama gerekçe olamaz. Zarar da yasağa uzaklaştırmak için teşvikçi olabilir, ama asla yasağa asıl gerekçe ve sebep olamaz. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü Sual | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1063 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

karolin
Ben 2.cümleyi anlayamadım.Maslahat ve hikmetlerin müreccih olması ne demek? Emir ve nehyin taaluklarına... diye başlayan cümleyi de anlamadım.?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Maslahat fayda müreccih ise faydasından dolayı bir şeyi seçmek anlamına geliyor. Mesela oruç tutmak mide ve sağlığa bir maslahattır/faydadır sağlığa faydalı olduğu için oruca rağbet etmekte müreccihtir. Orucun sağlığa olan faydası oruç tutmaya tek sebep olursa o zaman o oruç Allah için olmaz ibadet hüviyetini yitirir. Ama orucu Allah için tutar faydası da rağbete sebep olursa bunda bir sakınca yoktur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...