"Me’mûrât ve menhiyât-ı şer’iyede illet, emr-i İlâhîdir ve nehy-i İlâhîdir. Maslahatlar ve hikmetler ise, müreccihtirler; emir ve nehyin taallûklarına ism-i Hakîm noktasında sebep olabilir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın koymuş olduğu emir ve yasakların hakiki sebebi ve hikmeti, menfaatli ve zararlı olmaları değil, O’nun emretmesi ve yasaklamasıdır.

Üstad Hazretlerinin ifade ettiği gibi bir hükmün hikmeti ayrı illeti ayrıdır. Hükmü geçerli kılan hikmet değil, illetidir. Hükmün illeti yani varlık sebebi ise Allah ve Resulünün emridir. Hikmet olmasa da emir hükmü devam ettirir. Hikmet sadece o emrin süsü ya da dünyevi meyveleri hükmündedir. Bu süs ve meyveler olmasa da hüküm yine bakidir. İşte bütün farz ve sünnetlerin illeti yani hakiki varlık sebebi emr-i İlâhîdir.

"Bir kısmına "mâkulü'l-mânâ" tabir edilir. Yani, bir hikmet ve bir maslahatı var ki, o hükmün teşriine müreccih olmuş; fakat sebep ve illet değil. Çünkü hakikî illet, emir ve nehy-i İlâhîdir." (1)

İbadetlerin bir kısmı akıl ile izah edilemez. Akıl bir ibadette hiçbir hikmet ve fayda bulmasa bile, o ibadet aynen devam eder ve yapılması zaruridir. Bu tarz ibadetlere taabbüdi deniliyor. Namazın birtakım hareketleri, rekat sayıları, oruçtaki bir takım faydalar, tesbihin otuz üç defa çekilmesi, haccın bir kısım menasiki gibi ibadetler akıl ve makullük ile izah edilemezler, ama yapılmaları zaruridir.

Bir de makullük yönü, yani akli ciheti ağır basan ibadetler vardır. Yani hikmet ve faydası o ibadetin emredilmesinde mühim bir sebep haline gelmiştir. Yalnız şu var ki, hikmet ve fayda onun emredilmesinde ne kadar mühim de olsa, asıl emredilme illeti olan nehiy ve emir yerine geçemez.

Mesela, zekât ve sadaka, zengin ile fakir arasında içtimaî açıdan çok hayati bir maslahat ve hikmettir. Belki mali ibadetlerin, şeriatın bir kanunu olmasında bu maslahatların mühim bir payı vardır. Ancak bu ibadetlerin yapılmasındaki asıl maksat, Allah’ın emri olmasıdır.

Allah’ın emrettiği şeylerde maddî ve manevî birçok fayda ve hikmetler olduğu gibi, yasakladığı şeylerde de nice zararlar ve çirkinlikler vardır. Ama bu zararlar ve menfaatler, hükmün illeti, yani sebebi değillerdir. Hükmün asıl illeti Allah’ın emretmesi ve yasaklamasıdır. Bu fayda ve zararların gitmesi ve kalkması hükmü, yani emir ve yasağı ortadan kaldırmaz.

Emir ve yasaklara takılan fayda ve zararlar, her zamanda aynı olmayabilirler. Bazen bir bölgede zararlı olan bir haram, başka bir bölgede zarar vermeyebilir. Zarar vermedi diye haram hükmü bozulmaz, ortadan kalkmaz yasak devam eder.

Bu bakış ve hüküm; Ehl-i sünnete aittir. Mutezileye göre ise hükmün, yani emir ve yasağın asıl illeti yani sebebi fayda ve zarardır. “Yasak edilen şeydeki zarar kalkarsa, yasak da kalkar. Emirdeki fayda giderse, o emir de düşer” diye safsata yapıyorlar.

Mesela Allah, hınzır / domuz etini yasaklarken, insan sağlına zarar verecek birçok özellikleri de beraberinde yaratmıştır. Ama bu zarar mutlak ve umumi olarak her bölge ve iklime şamil değildir. Onun için Üstad Hazretleri soğuk iklime sahip olan Avrupa bölgesinde hınzır etinin maddî zararlarının olmayabileceğine işaret ediyor; ama zararın olmaması yasağı ortadan kaldırmaz, diye de ihtar yapıyor.

Doktor, hınzır etinin zararları giderilirse, etin helal olabileceği görüşünü ileri sürüyor. Üstad Hazretleri de "Domuz etinin haram kılınma sebebini fayda ve zarar bakımından değil, Allah’ın emir ve yasağı" noktasından bakıp, bu batıl fikre itiraz ediyor.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Birinci Kısım.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

karolin
Ben 2.cümleyi anlayamadım.Maslahat ve hikmetlerin müreccih olması ne demek? Emir ve nehyin taaluklarına... diye başlayan cümleyi de anlamadım.?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Maslahat fayda müreccih ise faydasından dolayı bir şeyi seçmek anlamına geliyor. Mesela oruç tutmak mide ve sağlığa bir maslahattır/faydadır sağlığa faydalı olduğu için oruca rağbet etmekte müreccihtir. Orucun sağlığa olan faydası oruç tutmaya tek sebep olursa o zaman o oruç Allah için olmaz ibadet hüviyetini yitirir. Ama orucu Allah için tutar faydası da rağbete sebep olursa bunda bir sakınca yoktur.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...